Gazeteler ve Kitap Ekleri

2005-12-27 · Kategori: Haber

Evrensel,

...Ve medya kitabı keşfetti!
Bugüne değin daha çok magazin ve sektör ekleri vermeyi yeğleyen gazetelerin yeni “eğilimi” kitap eki vermek. Cumhuriyet gazetesinin yıllardır verdiği kitap eki, Radikal gazetesinin de kitap eki vermeye başlamasıyla “yalnızlığı”ndan kurtulmuştu.

...Ve medya kitabı keşfetti!

Turgay Keser
Bugüne değin daha çok magazin ve sektör ekleri vermeyi yeğleyen gazetelerin yeni “eğilimi” kitap eki vermek. Cumhuriyet gazetesinin yıllardır verdiği kitap eki, Radikal gazetesinin de kitap eki vermeye başlamasıyla “yalnızlığı”ndan kurtulmuştu. Son dönemde ise art arda verilmeye başlanan eklerle, Dünya, Akşam, Vatan, Birgün ve son olarak Milliyet ile Sabah değişik haftalık, 15 günlük ya da aylık periyotlarla verdikleri eklerle bu kervana katıldı. Akla ister istemez, o atasözü geliyor: “Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?” Ne oldu da; kırkı bulan sayfalarından birini bile kültüre ayırmaktan imtina eden, edebiyata değer vermeyen medya, “kitap”ı keşfetti? Keşfedilen kitap mıydı; yoksa giderek “sektörleşen” kitap dünyasının yarattığı reklam pastası mıydı? Niyetler bir tarafa, kitap eklerinin içeriği edebiyata ne katıyor, “eleştiri” bu eklerin neresinde duruyor?
Yazar, eleştirmenlere “kitap eki furyası”nı ve nedenlerini sorduk.

Kitap prestij unsuru haline geldi
Turhan Günay (Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni): Bu süreçte, yayıncılara kızmak lazım bence. Ayda bir çıkan bu eklere haldır haldır ilan akıtıyorlar. Ama bunun yanında yıllardır çıkan ekler var. Ama bunun faydasız olduğunu söylemek yanlış olur. Kitap okunan bir şey sonunda. Ama bir insanın okumayacağı bir kitabı alması bana pek inandırıcı gelmiyor. Kitap bir prestij unsuru haline geldi. Yoksa, büyük bankalar niye yayınevi kursun? Hatta, bazı bankalar kitap üzerinden hayal edemeyecekleri reklam yapma şansını yakaladılar. Örneğin TÜYAP Kitap Fuarı var, aslında TÜYAP yıl boyu sürekli fuar düzenliyor, ama Kitap Fuarı dışında adını duyan var mı? Yok. Kitap bir reklam ve prestij olanağı yaratıyor. Ve gazeteler olsun, bankalar olsun bunun üzerine atlıyorlar. Ben yapmasınlar demiyorum, o yayınevleri Türkiye’de hiçbir zaman basılmayan kitapları da bastılar. O nedenle kitap her toplum için önemlidir. Burada yayıncılar, nedense acayip bir şekilde bu gazetelere ilanlarını akıtıyorlar. Nasıl bir fayda sağlayacaklar, onu da bilmiyorum.

Orta sınıf popüler edebiyata yöneldi
Ahmet Oktay (Eleştirmen, yazar): Türkiye’de genel olarak bir okuma merakının oluştuğu söylenebilir. Özellikle orta sınıflar arasında kolay okunabilirlikleri açısından popüler edebiyat ürünlerine karşı bir ilgi uyanmış durumda. Özellikle bilim ötesi bazı fantastik anlatılar okurların merakını kurcalamaktadır. Bu çerçevede 8 saatlik işgününden yorgun düşen sınıf ve kesimler geriye kalan boş zamanlarını bilgilenmek, içinde bulundukları gerçekliği kavramak çabasını göstermektense, bu zamanı eğlenceye ayırmaya tercih etmektedir. Bu çerçevede doğrudan doğruya tiraj/satış koşullarına önem veren gazeteler kitap dergilerine yönelmişlerdir. Kitap dergilerinin içeriğine dikkat edilecek olursa, bunların söylediğim bilimdışı yayınlara öncelik verdiği görülür. Bu da, küresel kapitalizme eklemlenmeye uğraşan Türkiye açısından çok şaşırtıcı değil.

Kitaba ilgi arttı
Vecdi Sayar (Uluslararası PEN Türkiye Merkezi Başkanı)
Gazetelerin kitap ekleri vermesi, dahası bu ek sayılarının artması sevindirici bir gelişmedir. Bu kitaba olan ilginin artmasını gösterir olsa olsa. Ama bunun yanında gazetelerin diğer sanat dallarına yeterince ilgi göstermesi gerekir. Gazeteler bu işin ticari yanını da düşünecektir, bu eklerin artmasında kitaba olan ilgi belirleyicidir.

Reklam pastasından pay kapma yarışı
Enver Ercan (Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı):
Kısa bir süre öncesine kadar Cumhuriyet ve Radikal gazeteleri kitap eki veriyordu, ki yayın anlayışlarıyla örtüşen bir tutumdu bu; “entelektüel” bir kesime hitap ediyorlar çünkü. Neredeyse ‘birdenbire’ başka gazeteler de kitap eki vermeye başladılar. Bunun “kitap üzerinden prestij kazanma” arzusundan kaynaklandığını düşünmüyorum. Daha çok, “yayınevlerinin artan ilan bütçelerinden pay alma” isteği ön planda. Bu önünde sonunda ticari bir faaliyettir; ilan verenler olduğu sürece dileyen gazetenin tıpkı turizm, emlak eki gibi kitap eki de vermesinden daha doğal ne olabilir ki? Bu gazetelerin bazılarının “sanat sayfaları bile olmaması” da, gerçeği değiştirmez. Beni asıl şaşırtan, yayınevlerinin tutumu. Asıl onların ilan verme rekabetine girmeleri “birdenbire” oldu. Zaten bu rekabetin sonucu doğdu bu kitap ekleri. Niye bu rekabete gerek duyulduğunu ve tam anlamıyla yarışırcasına her kitap ekine erişmeye çalışıp sayfalarca ilan verilmesini pek kavrayamıyorum doğrusu. Çünkü orta ölçekli yayınevlerinin bile kolayca kaldırabileceğı harcamalar değil bunlar. Üstelik edebiyat dergileri söz konusu olduğunda çoğu yayınevinin bu heyecanın onda birini bile duymaması da bir hayli manidar. Bence bu aşamada yarışın kendi iç mantığı hakim durumda. Kimse kimseden geri kalmak istemiyor. Öyle bir noktaya gelindi ki, az ilan vermesi bile o yayınevine prestij kaybettiriyor sanki. Bu nereye kadar sürer bilemem ama gidişatı çok da mantıklı bulmadığımı söyleyebilirim.
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »