AlsahBlog / Yeni Edebiyat

• 2008-06-15 - İngiliz işgaline razı Müslüman veya mankurt! / Arslan BULUT

Kategori: Yitirdiklerimiz
Arslan BULUT
arslanbulut@yenicaggazetesi.com.tr
13/06/2008
 
İngiliz işgaline razı Müslüman veya mankurt!

Cengiz Aytmatov’un ölümü sebebiyle  “Atatürk’ü sevmiyorum, Humeyni’yi seviyorum. İngiliz işgali olsaydı daha iyiydi”  diyen kadının sözleri üzerinde dün duramadım. Aslında o kadın, Cengiz Aytmatov’un mankurt tiplemesinin bir örneğiydi.
Örneğiydi diyorum, çünkü toplumumuzda bu tiplerin sayısı ve oranı az değildir.
Aytmatov’un mankurt tiplemesini yazdığı roman Cem Yayınevi’nce,  “Gün Uzar Yüzyıl Olur” , Ötüken Yayınevi’nce  “Gün Olur Asra Bedel”  adıyla Türkçe’ye çevrildi. Sovyet döneminde romana konulamayan bir bölüm de, Ötüken Yayınevi’nce  “Cengiz Han’a Küsen Bulut”  adıyla çevrildi. 
Konuyu Hüseyin Özbek’in  “Bilinç kaybı ya da mankurtlaşmak” başlıklı makalesinden özetleyelim: 
“Çok eski dönemlerde Kırgızların ve diğer Türk boylarının komşusu olan Juan Juanlar tutsak aldıkları savaş esirlerinin saçlarını usturayla kazıdıktan sonra kafalarına yaş deve derisinden bir başlık geçirip çöle salarlar. Çöl sıcağında geçen süre içinde kuruyan deve derisi tutsağın kafasını mengene misali sıkar.
Korkunç acılar verir. Saçlar kuruyan deve derisinden başlığın etkisiyle kafatasına doğru gelişir. Tutsakların bir çoğu korkunç acılara ve kızgın çöle dayanamaz, ölürler. Yaşayanlar ise bilinçlerini kaybederler. Hafızaları sıfırlanır silinir. Geçmişlerini, ailesini, obasını ulusal köklerini unutur, benliklerini kaybederler. Bu, kafası boş, bedenleri sağlam tutsaklar efendilerine köle itaatiyle bağlanırlar. En ağır işlerde çalıştırılırlar. Deve çobanı olurlar. Onlar artık birer Mankurt olmuştur.
Kırgızlar arasında bir ermiş olarak kabul edilen Nayman Ana, eski çağlarda oğlu tutsak düşen, Mankurtlaşan bir kadındır. Nayman Ana, uzun bir arayıştan sonra tutsak oğlunun izini bulur. Çölde ona geçmişini hatırlatmaya çalışır. Ana sıcaklığını kullanarak kendine gelmesi için çabalar. Ne yapsa boşunadır. Çünkü Mankurtluğun dönüşü mümkün değildir. Mankurt oğlu sonunda anasını oklar, öldürür.
Nayman Ana’nın defnedildiği yer tüm Kırgızlarca kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilir. Efsanesi de kuşaktan kuşağa günümüze ulaşır.”

***

Özbek, burada diyor ki,  “Ulusundan, milli köklerinden, Türklük ekseninden uzaklaşan, Mankurtlaşan Türk Solunun trajedisini hep birlikte acı ile seyrediyoruz. Mangalda köz, mecliste söz bırakmayan; ABD’ye, zamanın AET’sine, 6. Filo’ya karşı çıkanlardan bazılarının devrimci geçmişlerine kalın bir çizik atıp, fonlu sivil toplumculuğa geçişle birlikte nasıl AB ve ABD yardakçılarına dönüştüğünü ibretle izliyoruz.” 
Ya Türk sağı? 
Vatan ve millet bilinci olmayan, tıpkı Milli Mücadele sırasındaki mandacılar gibi İngiliz ve Amerikan işgaline razı ama Türk hakimiyetinden rahatsız insanlar, siyasette güç kazandıklarını hissettikleri an gerçek tutumlarını takınıyor.
Üzücü olan, Türk Milleti’nin bunları Müslüman zannederek peşlerinden gitmeleridir.
İngiliz ve Amerikan işgalinin özellikle Iraklı kadınlar açısından Irak’ta neye malolduğunu bütün dünya görüyor. Üzerlerinden tabur tabur geçtiler!
Bunu görmemek için gerçekten mankurt olmak gerekir. Fakat ne yazık ki, mankurtlaşmaya sebep olanlar veya mankurt yetiştirenler, basın-yayın dünyasında etkili olan sözde Müslüman aydınlar ve siyaset adamlarıdır. 

***

Lise çağlarında, orta birinci sınıf öğrencisi olan parasız yatılı öğrencilere Atatürk’ü kötüleyen bir öğretmenle karşılaşmıştım. Kendisini uyarmış ve faaliyetini önlemiştim. Fakat sonradan gördüm ki, Atatürk aleyhinde çalışan bir iki kişi değil, geniş bir kadrodur. Üstelik devletin üniversitelerinde yetişmişlerdir.
Mankurt yetiştiren bir devlet!
Demek ki devlet dediğimiz organizasyon; çoktandır Türk’ün elinde değildir ki bu ihanetler mümkün olabiliyor!

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2009-08-25 - yasamin icinde günesin ortasinda olmak icin ileriye cikin!

Yazan: isimsiz
NEJAT ETEMİN TORUNLARI
1920’de Mustafa Supi ve 14 arkadaşı Karadeniz’de katledildikten sonra Avrupa burjuvazisinin emir uşağı olarak yeniden örgütlenmek için Nejat Etemin komutasına verilen TKP, yeniden örgütlenmeye başlandı. Böylece, Komünizmin neferi TKP, Avrupali konturgerila emperyalizmin kendisine yeni uşaklarla sovyetlere gönderebileceği uşaklar yaratmış oldu.Aynı zamanda, yeni kurulan ve kendisine fazla yakin olmayan bir ülkeyi denetim altına almak için her tarafından kuşatma altina almak gerekliliği ve Türkiyenin, Avrupa eksenli cercevede gelişim saglaması için sadece Türk devletini kendine bağımlı kılmak yetmeyecektir.Aynı zamanda, halkını kendisini ve örgütlerinide teslim alarak gerekiyor.Bundan kaynaklı, Avrupalı emperyalistler ve Kemalistler birlikte, Komünist önder Mistafa SUPİ ve 14 yaldaşını karadeniz sularında vahşice katlettiler..

15 komünist katledikten sonra, Avrupalı emperyalistler, Kemalistler ve Nejat ETEMİN TKP’si birlikte aynı kulvarda koşmaya başladı.60’lara geldiğinde, gençlik önderleri, Deniz Gezmiş, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ve yoldaşları, Avrupalı konturgerilla emperyalistler ve Kemalistlerden kopuşu simgeleyen volkan oldu.Volkan patladıktan sonra lavlari, Türkiyenin dört bir tarafına ulaşti.Devrimçi örgütleri ve halkı saran Tam Bağımsız Türkiye çığlıkları her yerde yankılanıyordu.Gençlik önderleri katledilden sonra, 70’lerin ortalarında, yeniden konturgerilla emperyalizmine bağımlı hale gelen ‘devrimci örgütleri’, konturgerilla emperyalizmin Türkiyedeki şişen balonun sipobu oldular.Emperyalizmin kuklaları, sadece devlet erkinde değil halkın içine’de yerleştirilmiş oluyordu.Bir yanda konturgerilla emperyalizmi tarafsiz kalan halkı aldatmak için sis bambardınına tutarken, bir diğer yandanda, Tam Bağımsız Türkiye diyen Komünist, Devrimci ve İlerici Demokratların bir bölümünü şiş bombası kullanarak etkisiz ederken, bir diğer yandan, bu uşaklığı görüp, karşı çıkanlarıda yaşam tehtidiyle susturmaya çalışmaktadır.

Sahte MLKP, sözüm ona tüzügünde, faşizme, konturgerilla emperyalizmine ve her türden gericiliğe karşı oldugunu ilan etmektedir.Ama gerceler buna kilo metrelerce uzaktir.Sözüm ona kendisine yapılan operasyonları, faşizmin kendisine yönelmesi olarak kamo oyuna yansıtmaktadır.Ama gercekler buna cok uzktır.Kendisine yapılan oparasyonların; itirafçı MLKP kadroları ve önderliği tarafından yüz binlece Euro’ya Avrupalı konturgerilla emperyalizmine, kendilerini satarak gerceklestiriyorlar.Bunu Avruplı kontrgerilla emperyalistlerinden, Türk kontrgerillasına verilen tavizler üzerine ihale ediliyor.Bu ihale özeleştirme ve ABD konturgerilla emperyalizminden uzaklaşıp kendisine daha çok emir eri olmasi dahilinde kullanılıyor.Buda sözüm ona sosyalizmin çikarları için yapılıyor.Bu tamda, Komünüst önder MUSTAFA SUPİ ve 14 yoldaşın ölümünden sonra, Nejat Etemin Avrupalı kontrgerilla emperyalizmin yüklediği rolü üslenerek, faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme karşı şişen tepkiyi sönümlendirmek için sipop rolü miyonunu yuklemiştir.

Sahte MLKP’nin kurulmasinda bir yıl sonra gelişen Gazi ayaklanmasının yaratılması ihalesinde, baş role sahte MLKP konarak faturalanmıştır.Avrupalı konturgerilla emperyalizmi, Türkiyede gelişen tekiyi sönümlendirmek için Türkiye kontrgerillasıyla masaya oturan avrupalı konturgerilla ve ABD konturgerillası, olayları çıkarması için ihaleyi Türkiye kontrgerillasına ihale verildi.Türkiye kontrgerillasıda, bu işi Çatli ve ekibine fatura edildi.Böylece Türkiyede şişen balonun havası alınarak, kontrgerilla emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişim sağlamaktır.Aynı zamanda işçi ve emekçilere, ülkelerini parsel parsel satılmasına karşı, satış yapıldığı dönemlerde cılız bir karşı koyuşu örgütleyerek daha sonrası daha büyük bir patlama olmasın diye, balonun sürekli havasını almak gerekiyor.Aksi taktirde bir çok kez devrimin eşiğine gelmiş Türkiyede, bir devrim patlak verebilirdi.Bu patlamayı önlemek için dönem dünem irili ufaklı basınçlarla, siboptan hava almak gerekiyordu.Türkiye her an
Patlamaya hazır bir bomba gibi duruyor. Kontrgerilla emperyalizmin elinde, bu bonbayı patlatmak için çok iyi müdafa etmek gerekiyor.Konturgerilla emperyalizm ne kadar çaba harcarsa harcasın, O bomba bir gün emperyalizmin elinde patlayacaktır!
İŞÇİLER
İşçiler her gün maaşınız dışında zamlar hat sayfaya ulaştı.Sendikal haklarınızın gaspediliyor.Sarı sendikalar sizin haklarınızı değil, patron sendikası gibi çalışıyor.Her geçen gün yaşam sıtandınız hortumlanıyor.Normalde çalıştığınız ilk hafta bütün maaşınızı ve masraflarınızı çıkarırken geriye kalan üç haftayı patronlara ve üyesi olduğunuz sendikaya verilen rüşvete çalışıyorsunuz.Aylenizin hakkı olan daha rahat kşullarda yaşamayı, bir başkası gaspediyor.Ama işsiz kalan bir işçinin çocuğuna götürecek bir ekmek parası için yolları arşınlarken, sendikalara verilen aydatlarınız, sedika patronlarının, sizin verdiğiniz aidatlarlan çocuklarını en iyi okullarda okutmalarına ve sizi vahşice sömürüsüne bir dur demenin zamanı geldi’de geçiyor.Bu gidişe artık bir dur diyelim.İlerici diye billdiğiniz sendikacılar bile sizleri sokağa çıkarıp, kontrgerilla emperyalistlerden ne kadar daha çok para koparırız, diye hesaplar yapıyorlar.Bu gidişe dur demenin zamanı geldi.Bunun için gerçekten sizleri savunan, GERCEK/MLKP saflarında, işçi sınıfının gerçek kurtuluşu olan, sosyalizm için mücadeleye girerek, güneşi avuclarımızdan, gökyüzüne yükselterek, gerçek kurtuluşu sağlayın.Sendika patronlarını, elinizin tersiylen, bir kenera iterek, sendikaların gerçek sahibi olan siz işçilerin taleplerini savunacak, işçilerin güvenilir ellerine bırakın ve gerçek işçi temsilcilerini sendikaların yönetimlerine getirerek, sendikalrı işçilerin gerçek mevzisi olarak yeniden örgütleyelim.Kutup yıldızından ışık damıtarak, sosyalizme olan özlemi haykıralım.Bir elimizde MUSTAFA SUPİ, ile STALİN diger elimizde MARX ile LENİN taşıyarak sosyalizm talebini daha güçlü haykıralım.Haykırışlarımız faşizm ve kontrgerilla empeyalizmi için ölüm çanı çalsın’ki Faşizm ve kontrgerilla emperyalizmi ölüm kabusları görsün, gece olmasın diye dua ede dursunlar.Gün hiç batmayacaki, zifiri karanlığı, gün doğmadığı bir sistem olan sosyalizm için gün dogacak!


GENÇLER
Gençler her gün okullarında, saldırıya uğrayanlar.Ayağa kalkın ve haykırın, bizler kontrgerilla emperyalizmin, faşizmin ve kontra örgütlerin emir eri değiliz.Bizler birileri para kazansın diye saldırıya uğramak istemiyoruz.Bizler gerçekten sosyalizmin uğruna mücadele ederek, gençlik öderlerimiz DENİZ, İBRAHİM ve MAHİR’in izinde yüreyeceğiz.Bizler faşizme, kontrgerila emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe kaşı ayaktayız; ayakta olacağiz.Bizler geleceğin temsilcileri olarak, geleceğimizi haraç mezat sattırmayacağız.Kendi gerçek gücümüzün farkında olarak, geleceği biz kazanacağız.Okullarımızda yapılan saldıralarda, birileri para kazansın diye ölmeyeceğiz.Kendi geleceğimize sahip çıkarak, güneşten damitarak yaşamı, gökkuşağının altında sörf yapacağız.Güzel günleri avuclarımızın arasından, kimse söküp alamaz.Avuçlarınızdaki güneşi gökyüzüne kaldırın ki, gökyüzüyle birleşip faşizm ve kontrgerilla emperyalizmine kan ter içinde intihara sürüklesin’ki , yaşamı saran hırçınlığıyla, tarihin çöplüğüne göndereceğiz!GERCEK/MLKP’ye güçverin onlara diz çöktürelim!
KADINLAR
Her gün kocalarınıza ve çocuklarınıza hizmet etmek için canınızı dişinize takarak çabalayıp duruyorsunuz.Ama yinede toplumda çalışmıyor; eve para getirmeyen olarak muamele görüyorsunuz.Aynizamanda koca, arkadaş ve baba dayağı yemeden, güleriniz geçmiyor.Her ne konumda olursanız olun, ister ev kadını olun, yada iş kadını, isterse mücadelenin içerisinde olun.Sonuçta yaşadığınız benzer şeyler,Üzerine kurulu bir rulet oyunudur.Ev kadınları, bazıları yoğun bir şekilde şiddete maruz kaldıklarında kendilerini sığınma evlerine yerleşmek zorunda kalıyorlar.Ama gittiğiniz sığınma evleri, sizin Üzerinizden, kontrgerilla emperyalizminden on binlerce euro kazanıyorlar.Yaşadığınız sorunlardan kaynaklı, kadin kurumlarına gidiyorsunuz.Size danışmanlık yaptıkları için onlara kontrgerilla emperyalizminden oralara para akışı sağlanıyor.Kendi sorunlarınızı birilerine para kazandırmak için değilde, gerçekten sizin sorununuzla ilgilenen, sorunlarınız olduğu için, para kazanma karşılığında değilde,Sadece sizin sorunlarınız ve örgütlü bir güç olarak kendi haklarınıza sahip çıkmak için bir araya gelelim.Mücadele içerisinde olan kadınlar, gün aşırı gittikleri eylemlerde polis copuyla karşı karşıya kalıyorlar.Yada işkence hanelerde cinsel şiddetle (tecavüz) karşı karşıya kalıyorlar.Aynı zamanda, erkekleralarin cinsel ihtiyacını karşılayan birer meta olarak kullanılıyor.Metaların yerine sanki kadınları satıyormışlar gibi sattığı metanın önünde ifşa ediliyor.Her zaman önlerde yer buluyor.Reklamlarda en ön saflarda yer bulurken, toplum içinde ise sarı öküzden sonra geliyorlar.Dünyanın yarısı olan Kadınlarımızın gerçek yeri erkekle el ele yürüyen, dünyanın gerçek sahiplerinden biridir. .Güneşi emziren kadınlarımız,.GERCEK/MLKP’de bir araya gelerek, gerçek kurtuluş için mücadele edelim.İnsanlığın kurtuşu sosyalizmle mümkün, sosyalizm için bir araya gelelim.


YÜREĞİ FAŞİZME VE EMPERYALİZME KARŞI SOSYALİZM İÇİN ATANLAR

Yaşamda gerçekten sosyalizm için olmak isteyen genç yürek sahibi genç insanlar, sosyalizmin hayat çiçek gibi açmasını isteyenler bir araya gelmeye ne dersiniz.Zifiri karanlık ve gıri renklere karşı bir arada olmak isteyenler, gerçek gücün farkında olmak için bir araya gelerek GERÇEK/MLKP saflarında bir araya gelelim ve Faşizme, Kontrgerilla Emperyalizmine, Siyonizme ve her türde gericiliğe karşı, kendi gücümüzün farkına varalım.İşçi sınıfı içinde gerçek sosyalistler olarak kendi misyonumuzu kuşanalım.Ülkemizde gelişecek devrime önderlik yapalım.Ülkemiz üzerindeki sis perdesini param parça edelim.Yeniden MUSTAFA SUPİ’lerin, DENİZ GEZMİŞ’lerin, IBRAHİM KAYPAKKAYA’larin, MAHİR ÇAYAN’larin yolundan ilerleyelim.Inadina Derim Inadina Sosyalizm diye haykıralım.
Gökkuşağının etrafında bir araya gelerek, güneşi içelim.Yaşam inadına haykırıştır.Bu haykırışa sende katıl, sende haykır.Gerçek haykırışı sende başar.Kontrgerilla emperyalizminin saflarında olan örgütlerden ayrıl, gerçekten faşizme, kontrgerilla emperyalizmine, siyonizme ve her türden gericiliğe karşı mücadele içinde olan, GERÇEK/MLKP’nin saflarında mücadeleye katılarak, işçi ve emekçiler için kurtuluş mücadelesinde yerini al, sosyalizm saflarında ol!

İNSANLIĞIN GERÇEK KURTULUŞU İÇİN KALDIR YUMRUĞUNU
İnsanlığın gerçek kurtuluşu, gökyüzünden ışık damıtan GERÇEK/MLKP’nin saflarında sende yerini al.Gökkuşağının renga renk güzelliği altında, birlikte sörf yapalım.Ilık ılk çisileyen yağmurun altında özgürlüğe koşalım.Zifiri karanlık bulutları param parça yapalım.Çığlıklarımız kurşun gibi ağır ve işin gibi hızlı etkisiylen önüne gelen naylonları jilet gibi param parça ederek, güzel günlere ülaşalım.Zifri karanlığı, dünyanın altında kaynayan lavlara atıp imha edelim.Geleçegin güzel ışıltılı günlerinde birlikte koşalım.Işıltılar bütün dünyayı sarana dek, yumruklarımızı aynı güçle sıkıl ve havada kalsınlar.Haydi sende kaldır yumruğunu birlikte haykıralım.Inadına özgürlük, Inadına sosyalizm diye, çığlıklarımız sarsın bütün yaşamı ve renga renk akalım gökkuşağının üzerinden, ışık saçan yarınlara birlikte zaptadelim.Tıpki, şiirin kuşun kanadına takılan imgeler gibi saralım dört mevsimi bir daha birakmamacasına yaşamın ucundan birlikte tutalım.Sis perdelerini parçalayarak, şavkıyarak tan yeline beraber ulaşalım.Dünyadan geceyi silerek, ıp ışıl bir dünya yaratalım.Bir daha gecenin gelmemesi için, sürekli yaşamı aydınlık kılalım.Bu öyle bir aydınlık olsunki, gece bile olmaktan korksunki, yaşam güzelim çiçek bahçesinden renga renk esintiler içinde coşup koşalım.Dünyayı saran O güzelim çiçek kokularıyla, bütün dünya ayaklarımızın altında arşınlayalım yolları, coşkun bir sel gibi akalım.Bir volkan gibi patlayarak düyanın üzerine sıcaklığımızı saçalım.Gün sımsıcaklığıyla her zaman yaşamın üzerine çiseleyerek aka kalsın.Yaşam hiç bir zaman hüzünlü bulutlar içinde olmasın.Zifiri karanlık bir daha dünyada görünmeye cesaret etmesin’ki hayatı ışıl ışıl ve ap aydınlık bir yaşam sarsın.Gün vakti bir volkan gibi dünyanın üzerine çisilesin.O gün vaktiki bir daha dünyada, Zifiri karanlıga izin vermesin.Bir daha dünyada kara bulutların gezmesine izin vermesin.Sonzuza kadar hep aydılıklar içinde açan bir yaşam olsun.Yaşam ışıl ışıl, aydınlık içinde renga renk akışıyla sürsün ve komünist bir dünya olsun!!!


KAHROLSUN KONTURGERLLA EMPERYALİZMİN UŞAĞI SAHTE MLKP

KAHROLSUN FAŞİZM

KAHROLSUN EMPERYALİZM

KAROLSUN SIYONİZM

YAŞASIN G/MLKP

YAŞASIN HAKLARIN KARDEŞLİĞİ

YAŞASIN SOSYALİZM

YAŞASIN KOMÜNİZM


GERÇEK/MLKP

Bağlantı

Hakkımda

Aylık kültür, sanat,edebiyat seçkisi "Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile mesela zeytin dikeceksin." - Nâzım Hikmet

Son yazılar

KÜLTÜR, SANAT VE EDEBİYAT ÖDÜLLERİ DUYURULARI
MAYIS DURAĞI
Alsah 2005 Arşivi'nden / Ali ŞAHİN
Hüsamettin Bozok’u kaybettik
Türkan Saylan ile 'Yüz Soruda Sivil Toplum'
En çok kazanan yazarlar
Alsah Blokları - "Edebiyat Gündemi" Arşivinden
Fethi'nin Fethedilmezliği
GÖKBONCUK / ÖYKÜ / FİKRİ UZUN
Türkçe'nin 73 yaşındaki çınarı Ali Püsküllüoğlu "sözcüklere" veda etti.
İngiliz işgaline razı Müslüman veya mankurt! / Arslan BULUT
Yani, Solun Aytmatov'u gitti, yerine Sağın Aytmatov'u geldi.(3)
Solda Aytmatov Ne Zaman Öldü?
Cengiz Aytmatov Öldü
Nâzım’ın şiirleri elden ele dağıtılacak
Karanlıktaki ışık Orhan Kemal! / Refik Sıla Güvenç / 06/2008
Çankaya Şiir Akşamları Etkinliği ve Ergin Günçe Şiir Ödülleri Töreni
HOCALAR İLÇESİ OKUYOR
“İç dünyam çok karmaşık değil”
Faruk Nafiz Çamlıbel’e Mektuplar
Avrupa Romanına Dair
Sevim Burak Yazarlığını Anlatıyor
Laiklik kavramı üzerine
Mehmet Akif'ten Başbakan'a...
2007 Tudem Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS
EdebiyatGündemi
GüldesteEnGüzelAtatürkŞiirleriSeçki
KastamonuNet 2
ÖykülerÖykücüler
RomanYazıları
ŞiirlerŞairler
Taşköprü'denBakış
YedinciSanat
Esintiler
Edebiyat
YenidenDergi
YeniEdebiyat
EdebiyatDünyası
Öykü
Taşköprü'nünSesi
Taşköprü'denEsintiler
Gökırmak
KastamonuNet
GerçeğinSesi
Güncem'den
Edebiyat 2005
TaşköprüYazıhamitKöyü
ALİ ŞAHİN (alsah*) ve Siteleri
Kastamonu GAZETE, DERGİ VE SİTELERİ
Rıfat Ilgaz 2006 Kastamonu Sempozyumu
ÇocukVeEdebiyatı
DersimizEdebiyat 1
E- Edebiyat
SanatVeToplum
Cide Rıfat Ilgaz Sarı Yazma Kültür ve Sanat Festivali 2006
Taşköprü'nün Taş-köprüsü
DersimizEdebiyat 2
E-EdebiyatBenimBlog
Esintiler'den...
http://www.guncesi.net/alsah/

Kategoriler

  • Ali ŞAHİN (Alsah) Yazilari
  • Ani
  • Arastirma
  • Biyografi
  • Deneme
  • Destan
  • Elestiri
  • Fikra
  • Gezi
  • Haber
  • Inceleme
  • Kitap
  • Kitap Ozetleri
  • Odul
  • Otobiyografi
  • oyku
  • Ropurtaj
  • Siir
  • Siir Tahlilleri
  • Soylesi
  • Soylev
  • Yitirdiklerimiz
  • Yorum
  • Arkadaşlar

    alperence
    yansimalar
    bengisuyum
    nimo
    geda
    necatialbayrak
    NEVAAY
    alisahin37
    sonnur
    yazihamit
    SerkanEngin
    yedincisanat
    Hasan37
    sairinaski
    Guldeste
    hasanbildirki
    kastamonunet
    oykuleroykuculer
    psycocihan
    ilhanM
    oyhanhasan
    tinuviel
    prenstenes
    derin
    romanyazilari
    siirlersairler
    ikizler
    Masal
    yildizim
    derlemeler
    midye
    cocukca
    hayattan
    sukranca
    muzaffererdem
    rumpeltsiskin
    hikmetgwzer
    melihcoskun
    iremnur
    eroman
    kaybolusculuk
    parantezicihayatlar
    senpazarinsesi
    muratkulcuoglu
    gulcinkuju
    ahmetturanaltunsu
    ankaralieczanesi
    lalecik
    POLYANNA
    huznunyuzueylul
    SariYazma
    esincolak
    poem
    esedereli
    yust
    HYACINTHUS
    eyferu
    muratcelikoglu
    vedat1987
    esevcanca
    ideadersler
    kastamonum
    UmitZeynep
    ibirgul63
    ermenisoykirimyalani
    TheLostHighway
    gulcanca
    sevdasiirleri
    berfinhazal
    perisel
    MEYRACA
    senpazarli
    ferideozmat
    lepidoptera
    kastamonuluyuz
    karayagiz
    canandansiirler
    cile
    YeniGuneTurku
    gorseldil
    tulaybilgin
    inky
    esleme
    muallimden
    turgutuyar
    kun
    erginbay
    simgedergisi
    berrinsulari
    HandanGokcek2
    mayinhatti
    ogretbensen
    sahinsah
    emeginsanati
    tahirhocam
    sophia
    fatoscb
    feminist
    akiks
    edebiyatsayfasi

    http://alsahblog.blogcu.com/ Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa