18 07 2011

Bekir KOÇAK - TÜM ŞİİRLERİ

Sav Evecen Bulutları onların bittiği yerdi çoğaldığımız ağacın dalına küstüğü gülün rengine sustuğu bıyık altı gülümseme geçmişin kanını soludukça deniz yerimiz yurdumuz belli kayıplardan değiliz ortalıktan çekilince el ayak ihanetin yüzü kırıldığımız suya sabuna dokunmaktan farklı gökten iner gibi adımız anası yitik sözcüklerin harf emziren mürekkep geçmişe seslenirken hep kaldık işte çırılçıplak tümcenin gözlerinde sis yurdumuzun yuvamızın kazası yabana çekilen kıyak sav evecen bulutları “tan” al kuşları bekle taşın gediğinde işler bundan böyle kan katran gece “memed’im memed” iki adım ötesi ölüm nöbeti o memed’in bağrında karabasanlar bu memed’in gecesinde şömine dağ başı yıldız kümesi işaret fişeği gözleri göç hazırlığı değil değişen gün elinde viskisi gece memed’in onlar ve biz harita büyüklüğünde dünya varsıl yoksul ayrımı sevgiyi besleyen analar binlerce ayet buyruğu tanrıdan kapadıkça gözlerimizi tanrı yanımızda açtıkça gözlerimizi acılar bağrımızda dilinde şehvetin tadı ihanet (e) bozulan niyet günah kitapları baş ucunda kuş tüyü yataklar sıcacık ne yolcu umrunda onların ne hancı yarı aç yarı tok memleket adı neki adı ahmet karın tokluğu değil uşaklığı soros zakkumlu bahçe bizimki değil o bizimki kızılcık şerbeti yâr kaygısı “bir lokma bir hırka” ocağında incir ağacı ağıtlardan kalan acı camın önünde başka ardında başka iftira yorgunu yanağı gece yarısı baskınlar meteor basması dünya ip boğumu ihtilâl artığı düşünden uyanan tanrı bir eli kırık c... Devamı

18 07 2011

Bekir KOÇAK - TÜM ŞİİRLERİ

BAHARIMIZ SENSİN (*) Torunum Salih Ege YÜKSEL'E seni de karşıladım oğul, seni de ölmeden önce bir serinlik bahçemde gülüşün sabah rüzgarlarına karşı üşümüş bedenim değince dudakların sıcacık kuş kanadınca masum kuş uçmalarınca ince seni de karşıladım oğul, seni de hoş geldin Ege Salih demek ne kadar güzel ne kadar kolay seninle mutlandı yuvamız seninle çoğaldı baban Özgür annen İlkay onların gülümsemelerinde seni kucaklamak cemre sıcaklığınca kutsal bahar tazeliğimce berrak düşmek kirpiklerine damla damla gözpınarlarına acıdan uzak niyetim ve düşümü oğul hoş geldin ellerin ellerimde minnacık yüreğimiz nevruz ateşi mevsimler değişti bak baharımız artık sensin sen Salih Ege bebeğim ne de güzelsin ne de güzelsin… Bekir KOÇAK 03-05/08/ 2006 ______________________________________________ (*) Bu şiiri bana yolladığı dergilerinin arasında buldum Bekir Koçak'ın. Bir izlek birliği içerdiği için hoşgörüsüne sığınarak buraya aldım. A.Ş   Dilimdeki Sancı suya bırak beni ateşe bırak alnına düşür demirin çiy damlası kirpiklerin güzelliğine koy külü geç güle bırak yalvaçlar gönderme günahlarıma işim yok seninle tanrım aldandım her seferinde ellerimi aldı ateşin geceler düştü korkularıma kırık tabletlerde kaldı terim ekmeğim elde oyalandım kayaların resmine renksiz çizdim dilimdeki sancıyı yeşerttim ekini güzellik güldüm karardım zeytin ekşidim üzüm kuşları uçtum zamana esrik günlerim oldu ne sevmek ne şehvet günahtı upuzun sunaklarda kırıldı virgülün dalı noktanın derdi "ah"tı ne va... Devamı

18 07 2011

Bekir KOÇAK - TÜM ŞİİRLERİ

Bekir KOÇAK TÜM ŞİİRLERİ BEKİR KOÇAK (*) ŞİİRLER ______________________________________________ Bekir KOÇAK Bekir Koçak, 1946 yılında Yozgat'ın Doğankent ( Peyik ) köyünde doğdu. Her köylü çocuğu gibi, yoksulluk içinde geçti çocukluğu. Yaşamı yazgı eline kalmıştı. 1960 yılında Mimarsinan (Pazarören ) İlköğretmen Okuluna girdi. 1966 yılında öğretmen okulunu bitirdi. Yurdun doğusunda, Bingöl'de bir, Muş'ta iki yıl öğretmenlik yaptı. Şiirleriyle çevresinin ilgisini toplayan ozan, maddi olanaksızlıklar yüzünden bu güne değin şiirlerini yayınlayamadı. Bu ozanın ilk kitabı, geleceğinden umutluyuz. Şiirlerini sizin de beğeneceğinizi umarız. kapak : k. arıkan Fiatı : 7.50 Kr. ÖZEN Matbaası - Bursa Tell: 20074 (Özgürlüğün Elleri/ Arka kapaktan, 1975)______________________________________________ (*) Bekir KOÇAK: Yozgat 1946 doğumlu. Şair. 1978'de Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirdi. O dönemin zor öğrencilik yıllarında şiirlerinde "Savaş CANOĞUL" adını kullandı. YAPITLARI: Özgürlüğün Elleri (Şiirler, 1975), Gizemi Temmuzda Saklı (Şiirler, 2000) ********************************************** BEKİR KOÇAK'IN DERGİLERDEKİ ŞİİRLERİ ( 45 ŞİİR ) ______________________________________________ Bekir Koçak: "İm"lere Boğulan Şiir, (Ankara Edebiyat, Sayı: 23- 24, Ağustos- Eylül 2009 ) Bekir Koçak: Acının Diliyiz Şimdi, (Ekin Sanat, Sayı: 42, Ağustos 2009 ) Bekir Koçak: Ad Olduk Aydınlığa, (Ekin Sanat, Sayı: 35, Ocak 2009 ) Bekir Koçak: Anamız Bu "Esaslı Kadın", (Ankara Edebiyat, Sayı: 18, Mart 2009 ) Bekir Koçak: Ankara Düşer Yüreğime, (Ekin Sanat, Sayı: 4, Mayıs 2005 ) Bekir ... Devamı

06 06 2011

Seçim değil üçlü kavga

Seçim değil üçlü kavga Hasan Pulur Seçime birkaç gün kaldı, bunca seçim gördük, bu kadar renksiz bir seçim öncesi yaşamadık. Seçim değil üç kişi arasında kavga... Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli... Haber bültenleri her gün onlarla dolup taşıyor, kim kime ne demiş... Seviye de gittikçe yükseliyor, aşağılıktan başlayıp şerefsizliğe kadar... Bir espri, bir nükte, bir şaka duyup işittiniz mi? Oysa siyasetin de mizahı vardır. Bir iki örnek... * * * Kürsüde bir Bakan, muhalefet laf atıyor, Bakan en öndeki muhalefet milletvekiline çıkışıyor: “Sizde iktidar hırsı var!” “Eğer, iktidar olmak suç ise, Sayın Bakan siz suçüstü halin- desiniz!” * * * Meclis’te yoklama var, sıra soyadı “Baban” olana geliyor, kâtip okuyor: “.....Ya- ban!” Belli ki bilerek yapıyor “Baban”ı “Yaban” diye okuyor.... Milletvekili oturduğu yerden karşılık veriyor: “Babandır Baban!” * * * Meclis’te kavgalı gürültülü bir oturum, koridorda İsmet Paşa ile Osman Bölükbaşı karşılaşıyor, İsmet Paşa, Bölükbaşı’yı iğneliyor: “Hangi devir Bölükbaşı, bunların iktidarda olduğu bu devir mi, yoksa bizim devir mi?” Bölükbaşı gülüyor: “Sizin devriniz de balla, yağla yutulmazdı ya Paşam!” * * * Meclis’te dış politika görüşülüyor, konu İkinci Cihan Savaşı’na neden girmedik. Fatin Rüştü Zorlu, savaş sırasında Paris elçiliğinde görevli... İsmet Paşa hükümetini neden uyarmış, aman savaşa girmeyelim ... Devamı

05 06 2011

Meryem Uzerli: Eski sevgilim fotoğraflarımızı sattı

    Meryem Uzerli: Eski sevgilim fotoğraflarımızı sattı T24 - Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman, "Muhteşem Yüzyıl"ın "Hürrem Sultan"ı Meryem Uzerli'yi de yanına alıp hamama gitti. İşte Ayşe Arman'ın Meryem Uzerli ile yaptığı ve Hürriyet gazetesinde yayımlanan o söyleşi: Pırıl pırıl, güneşli bir gün. Ayasofya, turistten yıkılıyor. Biz hamamdayız. Kanuni’nin Hürrem Sultan’a özel yaptırdığı hamam. Ne kocalar var hayatta! Mimarı, Büyük Sinan. Büyük iş becermiş. Şahane bir yer yapmış. Tam meydanda. Baştan aşağı restore edilmiş. Orijinal hali korunmuş, etrafı da kafe. Bir yer bu kadar mı güzel olur. Röportaj filan uçuyor aklımdan, yıkanmak istiyorum ben burada. Belki ‘Muhteşem Yüzyıl’ın Hürrem’i Meryem Uzerli’yi de ikna ederim, birlikte yıkanırız. Arkadaşım Cem Talu fotoğrafları çekecek. “Mümkün değil ikna edemezsin. Hürrem’e kaftandan başka bir şey giydirmezler” diyor. “Bu sıcakta ne kaftanı ya!” diyorum, “Hamam burası, bizi peştamal paklar!” O arada Ayşe Barım geliyor. Yalvarıyorum: “Ayşecim, hamamda ağır kıyafetlerle çekim komik olur. Gel biz bunu, hamam kıyafetleriyle yapalım?” Gülüyor. “Ayşe, daha Meryem’le tanışmadın bile, kabul edecek mi etmeyecek mi nereden biliyorsun? Belki de etmez?” “Sen deli misin!” diyorum, ... Devamı