12 03 2011

Türk Dili Dergisi Yayınları

Çatırtı   İnci Aydın   Uykum ağırdır aslında. Ama o gece nedense bir türlü uyuyamamıştım. Dön babam dön, dön babam dön. Benim küçük kız lise son sınıfta. Üniversiteye hazırlanıyor. Ben yatarken o hâlâ test çözüyordu odasında. Yatmıyor musun kızım, diye sordum. Sabaha değin ders çalışacağını söyledi. Çok yedim yatmadan önce. Ağır geldi. Belki de ondan uyuyamıyordum. Birden çatırt diye bir ses işittim. Yatakta oturdum. Kulak kabarttım. Çatırt çuturt bir ses daha. Sanki... Sanki kapı zorlanıyor gibiydi. Son bir ayda bizim mahallede iki ev soyulmuştu. Yüreğim öyle hızlı atmaya başladı ki... Bunların elinde silah da oluyor. Allah yarattı demiyorlar, basıyorlar tetiğe. Ne alırsa alsın aslında, cana geleceğine mala gelsin de derdim amaa... Mal da az şey mi? Bizim herif horul horul uyuyor. Dürttüm. Uyku sersemi bağırmasın diye, susu işareti yaptım. Şaşkın şaşkın bakıyor. Evde hırsız var, diye fısıldadım. Saçmalama, derken çatırt çuturt bir ses daha duyuldu. Herifin sözü ağzında kaldı. Fırladı kalktı yataktan. Çekmecenin gözünden tabancasını aldı. Koridora çıktı. Arkasından bakakaldım. Ya herife bir şey olursa... Bu yaştan sonra bir de dul mu kalacağım? Ah kara yazım, aahh! Az sonra herif öfkeli öfkeli içeri girmesin mi... Tabancasını çekmeceye bıraktı. Bana ters ters bakıp, Çok film izliyorsun. Bir de geceleri bu denli yemek yeme, dedi. Şaşırmıştım. *** Lale eve geldiğinde, ayakkabılarını aceleyle çıkartmış, okul çantasını ayakkabılarının üzerine fırlatmıştı. Eteğinin üstüne sarkıttığı gömleği, gevşek boyunbağıyla yorgun görünüyordu. Anneee, çok açım, diye b... Devamı

12 03 2011

Metis Kitap / Tüm Söyleşiler

    Süreyya Berfe: "Toplumcu içerik olsun diye de bir derdim yok" Söyleşi: Mehmet Kazım, Cumhuriyet Kitap Eki, 16 Aralık 2010 Seferis ile Üvez, Süreyya Berfe’nin son şiirlerinin toplamı. İlk bölüm “Seferis’e İskele Işıkları”, Berfe’nin şair Yorgo Seferis’e Ege’nin bu tarafından bir tür seslenişi ve karşılığı olarak okunmalı. İkinci bölüm “Üvez”, mevsim döngüsünü takip eden, tabiatla hemhal olmuş, “haiku” tadında kısa şiirleri bir araya getiriyor, kitabın son bölümü “Bugün Salı mı Şimdi?” ise birbiriyle bakışan ancak daha bağımsız son şiirlerden oluşuyor. Berfe ile Seferis ile Üvez'i konuştuk. ... Devamını okumak için bkz.  Jale Özata Dirlikyapan: "Amacım 1950 kuşağı öykücülerini mümkün olduğunca kapsayıcı bir şekilde ele almaktı." Söyleşi: Mustafa Aldı, Hece Öykü Dergisi, Sayı 40, Ağustos- Eylül 2010 1950'le... Devamı

12 03 2011

MetisKitap Şair Ve Yazarları

Abdelwahab Meddeb Abraham Ascher Adam Phillips Adam Zeman Adnan Yalçınlar Ahmed Arif Ahmed Othmani Ahmet Ada Ahmet Güntan Ahmet Oktay Ahmet Sipahioğlu Ahmet Tüzün Alain Badiou Alain Tanner Alasdair Gray Albert O. Hirschman Alenka Zupancic Alexei Panshin Alfred Jules Ayer Alfred Sohn-Rethel Ali Karadoğan Ali Menteş Alice Miller Amelie Nothomb André Green Andreas Huyssen Andrey Platonov Anna Freud Anne Carson Anne Phillips Anne Steiner Anni Bergman Anthony Burgess Anthony Giddens Anton Pannekoek Anton Popoviç Antonio Muñoz Molina Arda Denkel Arthur Phillips Aslı Biçen Asuman Suner Atilla Akar Attila Durak Aydın Demirer Ayhan Geçgin Aykut Çelebi Aynur İlyasoğlu Ayşe Gül Altınay Ayşe Kadıoğlu Ayşe Özmen Ayşe Saktanber Ayşegül Devecioğlu Ayşegül Sabuktay Aytekin Yılmaz Barbey D'Aurevilly Barış Müstecaplıoğlu Başak Ertür Başo Bejan Matur Benedict Anderson Benjamin Arditi Bercuhi Berberyan Bertolt Brecht Bilge Karasu Bilgin Saydam Binnaz Toprak Birhan Keskin Bobby Sands Boris Kagarlitski Brian W. Aldiss Brigitte Aubert Bustos Domecq Bülent Diken Bülent Erkmen Bülent Somay Cafer Modarres Sadeghi Cahide Birgül Canan Arın Carl Gustav Jung Carl Schmitt Carl-Johan Vallgren Carlo Ginzburg Carmen Laforet Carsten Bagge Laustsen Catharine A. MacKinnon Celil Oker Cem İleri Cemal Kafadar Cengiz Çağla Cengiz Kuşçuoğlu Cenk Özbay Cevat Çapan Chantal Deltenre Charles Bukowski Charles Seife Charles Taylor Chris Abani Christopher Caudwell Christopher Isherwood Claude Esteban Claude Levi-Strauss Cynthia Cockburn Cyril M. Kornbluth Çağla Güngör Çağlar Keyder D. W. Winnicott Daniel Cohn-Bendit Daniel Pennac Dary... Devamı

04 12 2010

İki şairi sonsuza uğurladık

İki şairi sonsuza uğurladık Doğan Hızlan, Hürriyet;19 Kasım 2010 İKİ şair aramızdan ayrıldı: Aydın Hatipoğlu ve Halil İbrahim Bahar. Aydın Hatipoğlu (1940-2010), Toplumcu şiir anlayışı doğrultusunda şiirler yazdı. Şiirlerinin yanı sıra çocuk kitapları, bir romanı ve oyun kitabı da vardı. Yazdıklarıyla çeşitli ödüller kazandı. Yeni Gerçek adlı sanat dergisini çıkardı, yönetmenliğini de üstlendi. ‘Beynim, Yüreğim’, ‘Ben Size Konuk Gelende’, ‘Son Değil’ şiir kitaplarından bazıları. Aydın Hatipoğlu’nun ‘Aşktır Bu Derdin Dermanı’ şiirini okuyalım: “Sevgiden sellerin sesidir senden gelen Dağ delen susuşumu duysan tanıyacaksın Seni kavgaların içi gibi sıcak buldumsa Saf dışında kalmak nedir anlayacaksın Düşlerimde yüzü kaldı küçük hayvanlara özgü Yüreğimde közü ılıtır içerimi Aşktır bu derdin dermanı aşktır bu dağların kızı Sarar durur dört yanımı yunus gibi bir sızı Hüzünlü bir denizde yıkıyorum gözlerini Sesini düşleyemiyorum kimi zaman teller kopuk Tanrının tanrılığını bir kenara bırakıp Öznel güzelliklerimi kendim yaratıyorum Küçük kavgalarda yenilmelerle yıkılmıyorum Küçük yeniklerin büyük savaşına duruyor gücüm Yüreğimi dağlayıp dağlayıp çoğulluyorum Varlığımı sonsuz sevgilere adıyorum adsız sevgilere” * * * HALİL İBRAHİM BAHAR (1928-2010) yıllarca sinir hastalıkları uzmanlığı yaptı. Soyut dergisini çıkardı. Gerçeküstücü şairlerin etkisinde kalan şiirleri ve denemeleriyle tanındı. Genç şairlerin yetişmesinde emeği vardır. Halil İbrahim Bahar’ı da Toparlama şiiriyle anıyoruz: “aradığım ırmak serinliği yağmurdan güneşe çıkmışsın ... Devamı

01 12 2010

‘Yüzleşme ve kabullenme’ manzaraları

‘Yüzleşme ve kabullenme’ manzaraları Adana Altın Koza Film Festivali’nden 4 ödülle dönen ‘Kavşak’ bugün gösterime giren filmler arasında Biz Godard, Werner Herzog, Ken Loach, Keyrüstemi, Tavernier vb. gibi ustaların son işlerini içeren, yeni bir Filmekimi’nin hasadını almayı sabırsızca beklemedeyken, 5 gün kadar önce sona eren Adana Altın Koza Film Festivali’nde 4 ödül kazanan “Kavşak”ı (En iyi yönetmen - Selim Demirdelen, kadın oyuncu - Sezin Akbaşoğulları, umut veren erkek oyuncu - Umut Kurt ve müzik- S. Demirdelen ödülleri) alelacele seyrettik tatil dönüşü. Dijital kamerayla çekilmiş “Kavşak”ta yıllardır muhasebeci olarak çalıştığı şirkette, babacan patronun Seyfi Bey’in (Yücel Erten), adını doğrularcasına tüm güvenini kazanmış, her akşam mesai bitiminde belediye otobüsüyle küçük kızı ve karısı Ayla tarafından beklendiği yuvasının yolunu tutan, kendi halindeki halim selim Güven’i (Güven Kıraç) mesut bahtiyar bir aile babası zannediyoruz ilk bakışta. Oysa hikâye aktıkça, mutlu günlerini anımsayıp bir araba kazasında hamileyken kaybettiği karısının (Dolunay Soysert) yüreğine çökmüş acısı nedeniyle, zoraki bir mutlu koca ve baba rolü oynadığını fark ediyoruz dışarıya karşı. Belki de yaşadığı travmayı aşmak için büründüğü bu rolü ısrarla sürdürüyor Güven, kızının her gün, okul dönüşü aynı saatte onu telefonla arayışı gibi ayarladığı kimi düzmece durumlarla (oysa arayan banttan uyandırma servisidir). Acıklı bir bekâr evinde, tecrit edilmiş, hüzünlü (ama arada bir çağrılan telekız aracılığıyla seks ihtiyacının da giderilmesiyle renklenen), monoton bir h... Devamı