11 05 2010

2010 Orhan Kemal Öykü Yarışması Sonuçlandı

2010 Orhan Kemal Öykü Yarışması sonuçlandı. Çukurova Edebiyatçılar Derneği'nin, Ceyhan Belediyesi'nin desteğiyle bu yıl üçüncüsünü düzenlediği 2010 Orhan Kemal Öykü Yarışmasında dereceye girenler belirlenmiştir. Dç.Dr. Ömer Uluçay, İbrahim Alp, H. Hüseyin Çabuk'tan oluşan Önseçici Kurul gönderilen dosyalar arasından yarışma koşullarına uygun dosyaları belirlemiş; İnci Aral, Hasan Özkılıç , Zeynep Aliye, Kemal Gündüzalp, Zafer Doruk'tan oluşan Seçici Kurul yaptığı değerlendirme sonucunda; 1. Aysun Sezer'in "Panovaroş" 2. Barış Ekti'nin "Yazı" 3. Hatice Emel Dinseven'in "Cesu-Vera" adlı öykü dosyasını değer görmüştür. Ç. E. D. Orhan Kemal Özel Ödülü'ne ise Pelin Yılmaz'ın "Saatli Maarif Takvimi" adlı dosyası değer görülmüştür. Ödül töreni 2010 Mayıs'ta yapılacak, tören günü ve saati daha sonra belirtilecektir... ********************************************************* İstanbul Şiir Festivali Başlıyor Her yıl dünyadan ve Türkiye’den önemli şairleri İstanbul’da buluşturan Uluslararası İstanbul Şiir Festivali, bu yıl 11-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştiriliyor. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde açılışı yapılacak festivalin bu seneki ana teması İrlanda şiiri ve edebiyatı. ayrıntılı bilgi ve program http://www.istanbulsiirfestivali.org Bu yıl festivale 24 Türk, 24 yabancı 48 şair katılıyor. Festival Etkinlikleri Beckett Sergisi 4 Mayıs - 15 Mayıs tarihleri arasında İrlanda Büyükelçiliği, Beyoğlu Belediyesi, İstanbul 2010 Ajansı ve Uluslararası İstanbul Şiir Festivali ortaklığıy... Devamı

13 01 2010

Şairimiz Nazım Hikmet

Şairimiz Nazım Hikmet Henüz ilkokuldayım, elimde tuttuğum bir şiir kitabı 'Şairimin adı Nazım Hikmet' Ben şiirin kapısını Nazım Hikmet'in kitabıyla aralıyorum, gözlerim parlıyor, yolumuz uzadıkça uzuyor... Çok sonraları daha iyi anlıyorum ki, Nazım Hikmet şiiri, bu memleketin en güzel resimlerinden biriymiş. Ceren Bağışlar   İstanbul- İstanbul’da esintili bir bahar günü, annemin elinden sıkı sıkı tutmuş Cağaloğlu’na yürüyoruz. Kapalıçarşı’dan geçiyoruz. Çocukluktan kalma en güçlü vurgusudur bu cümlenin benim için: İstanbul… Bir şeylerden bahsediyoruz, güzel şeylerden… Mutlu insanların kitaplarındaki heyecanlı dünyalardan… Caddelerde vakur bir isyan çiçeği kadar renkli çocukluğum, içi içine sığmayan bir güneşin yüzlerimizdeki derin anlamı, ben ve annem; eski bir İstanbul sokağında anılarımıza yürüyoruz. Hayatımın o anı, sanki hep bir kesintisizlik içerir… Tarihi bir çeşmeyi, uzun tabureli bir semt büfesini, şark kahvelerini, üniversite kitapçılarını, eski usul simitçileri, Babıali’nin uzun gövdeli gölgesini yavaş yavaş geçiyoruz. Çelimsiz bacaklarıyla acemice şehri zıplayarak geçmeye uğraşan bir yaban geyiği gibiyim, annem elimden sıkı sıkıya tutmasa; içimdeki dünya bir şiir olmaktan çıkacak sanki. Sonunda bir sahafa geliyoruz. Kitapların tozlarını kendi elinizle silebildiğiniz, memleket meselelerini ayaküstü dillendirdiğiniz, babacan adamların tavşankanı çaylarıyla demlenen güzel yerlerdir o sahaflar. Annem, söz verdiği gibi o kitabı alacak bana. Bunun için çok anlamlı bu kitapçı. Henüz ilkokuldayım, elimde tuttuğum bir şiir kitabı… Şairimin adı Nazım Hikmet&helli... Devamı

09 01 2010

GÖZ HAPSİ / BEKİR KOÇAK

GÖZ HAPSİ benliğimizi vuracak hamasi sesler noktası virgülü kanayacak ömrün göz hapsinde duraklar kendi bilinmezinde biraz taş biraz molotof ipeğin ince yüzü incinen kolaçan bir yalnızlık başucunda korkunun sarmaşık kurusu duvarlar can sıkıntısı lanetin ipini tutunmuş karanlık sokak kendine küs kösnük lambalı güvensiz siperler gazlı bombalı siz biz tacı papatyalı gelinler hayali şavkında saklı dokunan halı aşkı cicim cicim kızlar bunu anlamalı bunu anlamalı yangın yürek yağmur yorgunu bahar tezgahı içimizde vicdan karası koltuğu kitaplı panzehir barikata takılan saç tutuşan dal tende yanık omuzda vebal ihanet adlı yaratık yaşı ne olursa olsun kara bir limanda onlar umudun katlinde sözleri kanlı fark etmez bu yolda kız erkek okyanus dalgası çığlıklar külünde eriyen insan mı insan mı külünde eriyen dağdan düze çekilen çizgi hırsı içinde cinnetin serpilen alazın moru saçları illâ saçları yazılacak sarı sayfalara okuyabilirsen oku yazılacak sarı sayfalara leylimsiz düşleri beslendiği pusular ay gölgesi gönlü zindan kör kıvılcım gözleri çemberi dışında feleğin figan gecesi gecelerimiz bozar ayarını geleceğin Bekir Koçak Ekin Sanat Degisi - Ocak 2010 Sayısı Devamı

09 01 2010

TRENDE / EZGİ UMUT

TRENDE Ezgi Umut Tren hızla ilerliyordu. Son durduğumuz istasyonda inenlerden sonra, kompartımanda iki kişi kalmıştık. Yaklaşık yirmi yaşlarında gösteren, hırpani giyimli, sarışın mısır püskülü saçlı, kırmızı yanaklı yol arkadaşım yumurta topuklu ayakkabılarını çıkarmış, karşımdaki koltuğa uzanmış, eski bir lokomotif gibi fokurtulu iniltiler çıkararak uyuyordu. Biraz kestirmeye özenmedim desem yalan olacak. Bizim kasabaya da en fazla yarım saatlik yol kalmıştı. Kestirmekten vazgeçtim. Önce gazetemi açtım. Biraz memleket haberleri okuyarak sözde iyi zaman geçireceğim ya ne gezer. Büyük puntolarla yazılmış kesik baş cinayetleri, mübarek sabah ezanında yapılan tutuklamalar falan. İyice tepem atmaya başlayınca bıraktım gazeteyi. Pencerenin yanına geçtim; belki bir şeyler görürüm diye burnumu cama dayadım. Dışarısı çok karanlıktı. Ne ay, ne yıldızlar ne de herhangi bir ışık vardı. Trenin uykuyu çağıran sesi ile sallantısı göz kapaklarımı ağırlaştırmıştı. Tünelden geçmekte olduğumuzu anlayamamışım. Oysa dışarı bakınca iğde ağaçları görmeyi beklemiştim. Sanki iğde kokuları gelmişti burnuma. Hava da ne çabuk karardı diye düşündüm önce. Kompartımandaki ışıklar da yanmamıştı, öylesi bir koyu karanlık. Birden karanlıkların içinden bir patırtı koptu ve hemen ardından, ancak boğazlanan bir hayvanın çıkarabileceği kadar boğuk, tüyler ürpertici bir bağırtıyla oturmakta olduğum koltuğa çakılıp kaldım. Tam da cesaretimi toplayıp kim var orada demek için ağzımı açtığımda, hayrettir abi hiç sesim çıkmadı. Kulak verdim yeniden. Çıt yok. Biraz önce duyduklarım, uykuya dalarken geçilen, o ruhlar aleminin kapısında dolanırken zaman zaman duyduğum korkunç çığlıklar ve haykırışlardan biriymiş ... Devamı

08 01 2010

Cemal Süreya Anması'nda Şiir Tiyatrosu ve Papirüs Dergisi

Artshop Yayıncılık 06 Ocak, 21:48 Yanıtla 20. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE CEMAL SÜREYA ANMASI TYS'DEN CEMAL SÜREYA ANMASI Türkiye Yazarlar Sendikası, 9 Ocak’ta Cemal Süreya’yı Kadıköy’deki Öteki Kültür Sanat Merkezi’nde anıyor. Mehrizat’ın sunacağı etkinlikte, Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü kazanmış şairler (Enver Ercan, Altay Öktem, Gülce Başer ve Kaan Koç) Cemal Süreya’yı anlatacaklar. Nurullah Can ise Cemal Süreya’lı anılarını dinleyicilerle paylaşacak. ŞİİR TİYATROSU'NDAN CEMAL SÜREYA ŞİİRLERİ Etkinlikte ayrıca Mihriban Çumralı yönetimindeki Şiir Tiyatrosu Oyuncuları da, Cemal Süreya'nın şiirleriyle yaşamından kesitler sunacağı, 'Uçurumda Açan' temalı bir oyun sahneye koyacak. PAPİRÜS DERGİSİ VE ŞİİRLİ CEMAL SÜREYA TAKVİMİ Etkinlik boyunca şiirseverler, Papirüs dergisinin tıpkı basımlarını ve 'Şiirli Cemal Süreya Takvimi'ni de Cemal Süreya Standı'ndan temin edebilirler. Giriş ücretsizdir. YER: Öteki Kültür Sanat Merkezi TARİH: 9 Ocak 2010 - Cumartesi 18.00 ADRES: Halitağa Caddesi, Kıvanç Sokak, No: 5 Kadıköy- İstanbul TEL: 0535 564 42 54 Sanat Haberleri / Ayhan Şahin   2010–01–09 Cemal Süreya   SON ŞİİRİ Üstü Kalsın Ölüyorum tanrım Bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür Biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat Fena değildir... Üstü kalsın...     YAŞAMINDAN İZLER 4 Doğumu 1931 Erzincan, ölümü 9 Ocak 1990 İstanbul... 4 Asıl adı Cem... Devamı