01 03 2012

YAYIMLANMAMIŞ İLK ŞİİRLER / NAZIM HİKMET

YAYIMLANMAMIŞ

İLK ŞİİRLER

www.e-kitap.us

FERYÂD-I VATAN

Sisli bir sabahtı henüz

Etrafı bürümüştü bir duman

Uzaktan geldi bir ses ah aman aman!

Sen bu feryâd-ı vatanı dinle işit

Dinle de vicdanına öyle hükmet

Vatanın parçalanmış bağrı

Bekliyor senden ümit.

20 Haziran 1329 [1913]

8

www.e-kitap.us

MEHMET ÇAVUŞA!

Vatan için ey kahraman

Hayatına hor baktın

Arslan gibi saldırarak

Namertleri hep yaktın

Kurşun bitip tüfeğin de kırılınca

Düşmanına taş attın

Bu besâlet karşısında hangi kale

düşmez ki

Bu şecaat karşısında hangi düşman

kaçmaz ki

İşte senin düşmanın

Tabiî ki kaçacak

Yine büyük Türk adı

Dağlar taşlar aşacak

Yine Türkün bayrağı

Kaleleri yıkacak

Yine Türkün gemisi

Denizleri aşacak

Yine Türkün sanatı

Avrupa'ya taşacak

Yine Türkün sinesi

Vatan aşkıyla dolacak

İşte bunlar emin ol

Emin ol ki olacak

Yine Türkün tarihi

Yaldızlı sahifeler yazacak.

22 Şubat 1330 [1914]

9

www.e-kitap.us

BİR BAHRİYELİNİN AĞZINDAN

Musikim düdük

Hayatım deniz

Biz deryada gezeriz

Bize derler Turgutoğlu

Yakarız yıkarız biz cihanı

Ölüm karşımızdadır anbean

Vatan uğrunda ederiz fedâ-yi can

Topumuzdan çıkan gülle

Eder her tarafı tarumar

Vatan uğrunda fedâ-yi cana

Benim gibi çok kişiler var.

10

3 Kânunuevvel 1330

www.e-kitap.us

YANGIN

Yanıyor! Yanıyor! Müthiş tarrakalar

Çekiyor aguşuna o adüvv-i beşer

Valdeler haneler yetimler

Semaya kalkmış istimdat eden eller

Valdesiz pedersiz kalmış masumlar

Gaipten halikten medet bekler

Bir zaman pür-gurur gezen zenginler

Şimdi hakir

Bakıyor bu nâr-ı cehenneme gözler dalıyor

Ağır ağır

Her yerde âh ü enin

Her yerde iftirak

Talilerine isyan ediyor

Bütün bu halk.

6 Kânunuevvel 1330 [1914]

11

www.e-kitap.us

OLMA MAĞLUP!

Galipleri herkes sever

Mağluplardan nefret eder

Haklı haksız olsun mağlup

Yine herkes nefret eder

Onun için ey vatandaş

Hiç bir zaman olma mağlup

Yürü yürü dağ deniz aş

Hiç bir vakit dönme geri

Zira mağlupların yolu geri

Anla bunu ey arkadaş

Mağluplara ölmek iyi

Onun için ey vatandaş

Hiç bir zaman olma mağlup

www.e-kitap.us

VATANA!

Ey zavallı vatanım

Neden böyle ağlıyor

Neden midir, çünkü ona

Evlatları bakmıyor

Oğul — Bakmaz isem ben sana

Haram olsun Türklük bana

İşte ana gidiyoruz

Vatan için ölmeye

Gidiyorum öleceğim

Dönmeyeceğim geriye

Ana — Git oğlum git

Vatanına hizmet et

Vatan için kanını

Her şeyini feda et

Nişanlına köyüne

Her şeyine veda et

Oğul — Gidiyorum ben ana

Selam söyle babama

Yavukluma söyle ki

Ağlamasın hiç bana

13

23 Şubat 1330

www.e-kitap.us

A MON ONCLE (x)

Tu n'est pas mort

Tu n'est pas mort

Tu vit encore

Tu vivra toujours

Dans le coeur de ta patrie.

(x) Şiirin çevirisi şöyledir:

DAYIMA

Sen ölmedin

Sen ölmedin

Hâlâ yaşıyorsun

Her zaman yaşıyacaksın

Kalbinde yurdunun.

(Çev. A.B.)

14

www.e-kitap.us

ŞEHİT DAYIMA

İntikamım alın diye

Şehit dayım inleme

Rahat otur

Bana bakıp beni öyle titretme

İntikamın alınacak sen ey

Şehitlerin evladı

İntikamın alınacak sen ey

Oğuzların ahfadı

(BENİM DAYIM)

Dayım! Dayım! Oydu büyük kahraman

Benim ulu Türk göğsümü

İşte oydu kabartan

Bana büyük kahramanlık eserleri gösteren

Bana âli fedakârlık dersleri hep veren

Vatan için fedâ-yi can etmenin

Usulünü öğreten

Millet için ölmenin

Büyüklüğünü telkin eden

15

www.e-kitap.us

IRKIMA

Ey ırkım sen bir zaman

Avrupa'yı titreten

İstanbul'u fetheden

Fâtihlere maliktin

Ateş saçan sahralarda harp eden

Cengâvere sahiptin

Bir zamanlar Avrupa

Cehl içinde yüzerken

Yine sen ey ırkım

İlm-i vakte âşinâ

Âlimlere maliktin

Neden bugün Avrupa

Sana meydan okusun

Neden bugün

O cehalet yuvası

Sana ilim öğretsin.

www.e-kitap.us

(ŞEHİT DAYIMA MABAAT)

İntikamın almak için

İnleyecek semalar

İntikamın almak için

Kükreyecek denizler

İntikamın alınacak

Şehit dayım inleme

Rahat otur

Bana bakıp beni öyle titretme

(ŞEHİT DAYIMA MABAAT)

Neslimin meşrıkını bana oydu gösteren

Türklüğün sanatını bana oydu öğreten

Bunun için ben dayımı severim

Ona karşı kalbimde

Pek ulu bir hürmet beslerim

17

Haziran 1331

www.e-kitap.us

ÇELIK

Çelik çelik işte benim öz babam

Zaferimi temin eden kılıçları

Hep yapan

Fütuhata yardım eden

Toplarımı hep döken

Düşmanımın titrediği

Süngülere heybet veren

Denizlere hakim olan

Donanmamı ihsan eden

Türk ruhunda bir sanat

Hislerini irşat eden

Garba şarka askerliğin

Fenlerini öğreten

Gökyüzünde tayyareler uçurtan

Denizlerin altında tahtelbahir yürüten

Benim öz babam çeliktir

18

www.e-kitap.us

INTIKAM

İntikamım alın diye bağırıyor

Haç asılmış camiler

İntikamım alın diye bağırıyor

Süngülenmiş masumlar

İntikamım alın diye bağırıyor

Öksüz kalmış yetimler

İntikamım alın diye

Hep ağlıyor dedeler

İntikamım alın diye

Hep inliyor semalar

İntikamım alın diye

Bağırıyor Rumeli

Sen ey ulu neslin evlâdı

Bu feryada susacaksın öyle mi?

19

www.e-kitap.us

BENİM ANLADIĞIM

Çelik pençe, demir bilek ve kavi kol

Keskin bakış;

Geniş göğüs, sert çakış

Lâzım bize deniz gibi bir akış....

Bakır çehre, ateş kanlı, pek canlı

Bir Türk genci

Denizlerde; tek inci

İşte benim anladığım: «Gemici!»

20

www.e-kitap.us

BEKLERKEN

Gözlerim yollarda beklerim seni

Koyu karanlıklar üzüyor beni

Saatler geçiyor gelmedin hâlâ

Semada yıldızlar o gelmez diyor

Ruhum bu hitapla bezgin eriyor

Kalbimi acı bir şüphe buruyor

Saatler geçiyor gelmedin hâlâ

Gördün mü sen onu doğan ay söyle

Öldürüyor beni beklemek böyle

Saatler geçiyor gelmedin hâlâ

1334 [1918] - Yaz - Kadıköy

21

www.e-kitap.us

FIRTINADAN SONRA

Niyazi Nihat'a

Gökyüzü bulutsuz mavi bir ülke

Çırpınır köpükle lâcivert deniz

Karşıki sahiller bir renksiz- gölge

Her taraf uyuyor her taraf sessiz

Siyah kayalarda bükülmüş beli

Ak saçlı ana gözleri nemli

Ufukta bir küçük beyaz yelkenli

Görünce semaya açıldı eli

Tam bugünle dört gün oldu gideli

Oğlum Hasan daha hâlâ gelmedi

Poyraz vardı deniz olmuştu deli

Gitme dedim gitme o dinlemedi

22

www.e-kitap.us

Anne bu poyrazın üç gün elinden

Aç yattık katıksız ekmek yedin sen

Südünü hiç helâl eder mi ana

Onu aç yatıran nankör oğluna

Kocamı da yediydi aç gözlü deniz

Kundakta oğluma ağladım sessiz

Oğlumu ayırma benden Allahım

«Hasan»ı isterim senden Allahım

Duası bitmişti indi kayadan

Dedi: Acır bana elbet Yaradan

Günler böyle geçti gelmedi oğlu

Matemli gözleri yaş ile dolu

Bir sabah Ayşe'yi buldular ölü

Kınalı saçları köpük örtülü

23

www.e-kitap.us

«BENCE SEN DE ŞİMDİ

HERKES GİBİSİN»

Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor

Onlardan kalbime sevda geçmiyor

Ben yordum ruhumu biraz da sen yor

Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece

Kaçıyorum bugün senden gizlice

Kalbime baktım da işte iyice

Anladım ki sen de herkes gibisin

Büsbütün unuttum seni eminim

Maziye karıştı şimdi yeminim

Kalbimde senin için yok bile kinim

Bence sen de şimdi herkes gibisin

334 [1918] - Yaz - Kadıköy

24

www.e-kitap.us

DENİZE

İhsan Kadri'ye

Coş ey deniz kudur, atıl, dalgalan

Haykır inle köpür çatla çalkalan

Geniş enginlerin bir mezar olsun

Siyah ufukların rüzgârla dolsun

Es ey taşkın rüzgâr yık parçala es

Seni ölü istemem duymak başka ses

Duyulsun uluyan sesin yalnız

Sönsün semanda en son kalan yıldız

334 Yaz - Kadıköy

25

www.e-kitap.us

SAMİYE'NİN KEDİSİ

Yeşil deniz gibi gözleri vardı

Beyaz tüyleriyle bir küme kardı

Ağzını süsleyen sedef dişlerdi

Baygın nazarı tâ ruha işlerdi

Severken aldatıp birden kaçardı

Okşarken apansız pençe açardı

Onda bir kadının gururu vardı

Sürmeli gözlerinden riya akardı

26

www.e-kitap.us

O GECE DENİZ

Birden rüzgâr hayat gibi esince

Karanlıklar ağır ağır gerindi

Denizdeki içli hayat bu gece

Sonu gelmez ölümden de derindi

Bu ilâhî büyüklüğün nefesi

Doldurmuştu nihayetsiz boşluğu

Andırırdı hayattaki son sesi

Dalgaların sahildeki soluğu

27

www.e-kitap.us

«KUTUP YILDIZI»

Yaşlı duaların sessiz mâkesi

Sönmeyen ümidin sönmez yıldızı

Şulenden akıyor teselli sesi

Yıldızlar güzeli gemici kızı

Her billurî mavi gece denizde

Bize sevgiliden selâm getiren

Selâmet yıldızı sen gemimizde

Bir peri kızısın âşıkın da ben

Issız denizlerde teselli veren

Sonsuz âlemlerin gümüş merkezi

Ümit gibi parla, parla sönmesin

Işığından mahrum etme sen bizi

28

www.e-kitap.us

ÖLÜMÜN SIRRI

Ölümün sırrını sordum bir gence

Güldü de bu âni suale önce

Ölüm dedi, ölüm bir hiçtir bence

Gençliğimi yalnız aşk ile ördüm

Rast geldim ak saçlı bir ihtiyara

Lanetler ederdi bir eski yâre

Sorunca ölümü dedi bir çâre

Çünkü rüya gibi bir hayat sürdüm

Bu sırrı sormağa karar verdim ben

Hayatı hicranla dolu ölüden

Baktı boş gözlerle âyet okurken

Dedi ben hayatı ölümde gördüm

29

www.e-kitap.us

«MAZI»

Kalbimde maziden bugün izler var

Her siyah saatim bu izle erir

Ruhumu geçmişin hicrânı sarar

Doğanlar ölür ölen dirilir

Anladım hayatmış mazinin adı

Yıllara karışan her şey ses verir

Hasretle doludur geçmişin yâdı

Mazinin elemi bile tatlıdır.

30

www.e-kitap.us

EZELÎ SEVGİ

Mukaddes aşkları inkâr ederdim

Yabancı illerde sevgi ararken

İlâhî duygular hayalmiş derdim

Ak saçlı başınla yanımdayken sen

Kimsesizim işte sessizim bugün

Kalbimde solucu hislere kin var

İlâhî duygular sendeymiş o gün

Ana mezarında bak ruhum sızlar

31

www.e-kitap.us

«BİR KIŞ»

Yâdınızda mıdır o çok karlı gün

Bir kışın elinden tanışmıştık biz

Bastığımız yerler beyazdı bütün

Yâdınızda mıdır o çok karlı gün

Yollarda bu kadın acep ne arar?

Demiştim uzaktan sizi görünce

Bembeyaz bir gece hazırlarken kar

Yollarda bu kadın acep ne arar?

O kışı bahar da unutturamaz

Şimdi yalnız sizle dolu kalbime

Ruhumu zapteden ey şûh sihirbaz

O kışı bahar da unutturamaz

32

www.e-kitap.us

«MÜTAREKE GECELERİ»

Ne canlı bir ışık, ne bir yolcu var

Karanlık sokaklar kimsesiz, sessiz

Siyah gecelerden teselli arar

Hayata darılmış üç kişiydik biz

Yolumuz bu ölen şehrin vaktiyle

Zevk ile yaşayan en şen yeriydi

Şimdi duymuyorduk bir nefes bile

Bugün onlar mazi gibi eridi.

Hepimiz hicranlı, hepimiz yaslı

Ölüp yaşatmağa etmiştik yemin

Gamlı ruhlarımızda nurdan bir paslı

Şehit kardeşlerin yaşattığı kin

33

www.e-kitap.us

El ele böylece ilerlerken biz

Gölgelerde ayak sesleri soldu

Dört omuza uzanan bir tabut sessiz

Sokaklarda ağır ağır kayboldu.

Ölümü düşünüp olmadık mebhût

Neden bu bizleri bir yasla sarsın?

Ey siyah yolların yolcusu tabut!

Sana gıpta ettik, sen bahtiyarsın.

Yıkılan bir yurdun harabesinde

Öten baykuşları dinlemedin sen

Zafer günlerinin zevki var sende

Mazinin yâdıyla inlemedin sen...

1334 [1918] - Sonbahar

Hamidiye Kruvazörü

34

www.e-kitap.us

BÎR HÂTIRA

İkimiz yan yana ilerliyorduk

O gece ilk defa konuştum sizle

Birbirimize çok sualler sorduk

Asıl tanışırken gözlerimizle

Sizde sır dolu bir güzellik vardı

İri gözleriniz tâ ruhu sarardı

Kalbimde yer tutan her şey karardı

Bende bıraktığınız çok derin izle

35

www.e-kitap.us

VİRAN DİYAR

Gündüzsüzüm her saatim bir siyah gece

Burda ömrün hiç zevki yok hicranları çok

Rastgelmedim bu illerde gülen bir gence

Her şey kalbi kemiriyor bir zehirli ok

Kime baksam gözlerinde derin bir kin var

Benliğinin tâ içinden yaralı herkes

Bu vatanda pek ateşli esiyor rüzgâr

Her ocaktan yükselmekte bir hummalı ses

Bu elemin sebebini her kime sorsam

Viran ücra ufukları bana gösterdi

Buraları bir mazinin öldüğü yerdi

Evlâtları istikbalden bekler intikam

36

www.e-kitap.us

«YILLAR GEÇTİ YÂRDAN

HÂLÂ GELMEDİ HABER»

Yıllar geçti yârdan hâlâ gelmedi haber

O vefasız yad ellerde acep ne eyler?

Rüzgâr ona dertlerimi bari sen anlat

Git kaygusuz şen gönlüne biraz elem kat

Ayrılmıştım ben onunla bir karlı gece

Hatırlamaz o geceyi belki iyice

Yıldızlarla parıldayan bir sema gibi

Yaş dolmuştu pek sevdiğim siyah gözleri

Yıllar var ki o bakışı düşünerekten

Aşkımızı ölmeyecek zannetmiştim ben

Bu hissimde yanılmamak ümidi bugün

Beni biraz yaşatıyor işte onunçün:

Rüzgâr ona dertlerimi ne git ne anlat

Ne de gelip hasta ruha daha elem kat

37

www.e-kitap.us

 

«BİR HAYAL ARADIM

MEYHANELERDE»

Ahular bezminde bade nûş ettim

Yıllara karışan o hayat nerde

Ayrılık hüznünü ben de gûş ettim

Hicranı avuttum viranelerde

Sakiyan payime açardı dâmen

Gönlümün hicriyle neyler inlerken

Bugünse derdimle baş başayım ben

Bir hayal ararım meyhanelerde

Yârimin gözleri vermiyor huzur

Kalp yalnız onların yâdıyla vurur

İnemez ruhuma bir yabancı nur

Anarken ben onu boş lanelerde

38

www.e-kitap.us

«RÜBAP»

Uzakta inleyen şu rübap neden?

Böyle gecelerden teselli arar

Ruhuma âşinâ bu titremeden

Anladım onun da bir hicranı var

Her nâme bir hayal yaşatıyordu

Şarkın efsaneli köşelerinden

Geçenler durup bu kim diye sordu

Gecenin koynuna füsun serperken

Ruhları uyutan bir şûh sihirbaz

Bu içli kadının nermin elleri

Elinde inleyen o esirî saz

Tasla mı uyuttu şen sahilleri?

39

www.e-kitap.us

İNTIZAR

Bir müteverrimenin baş ucunda

Ölecek anladık artık iyice

Kalbimiz şimdiden hicrile dolu

«Her günün ufkunu sarınca gece»

«Diyoruz belki son akşamdır bu»

Hayata gözleri yorgun hummalı

Her yeni sabahtan ümit arayan

Bu kadının ruhu çok muammalı

Gülüyor ağzından boşandıkça kan

Biz bugün en acı yarayı deştik

Elemle inlerken şimdi kalbimiz

Bilmem ki neden hiç düşünmemiştik

Aynı uzun yolların yolcusuyuz biz

40

www.e-kitap.us

«HAK YOLLARI»

O yollardan kervan geçmez kuş geçmez

Oralarda nur doludur her gece

Yürüdükçe uzar uzar günlerce

O yollardan kervan geçmez kuş geçmez

O taşlıklar asırlardır kimsesiz

Fakat bugün işte onun ezelî

Sükûtunu ihlâl eden yalnız biz

Yürüyoruz hakkı sezdik sebzeli

41

www.e-kitap.us

RÜYA

Dün gece rüyamda gördüm ben sizi

İkimiz sahilde berabermişiz

Enginde soluyan yorgun denizi

Saran ufuklara ruh olmuşuz biz

Ak benekli siyah tülüyle gece

Alırken bir solgun günü koynuna

Gözlerin mahmurdu senin gizlice

Bir buse kondurdum güzel boynuna

El ele gülerken her şen yıldıza

Saadet çok uzun sürecek sandım

Hayat dediğimiz o fettan kıza

Aldanmak isterken birden uyandım

Şimdi ne gece ne deniz ne de siz

Görmüyorum artık o nurlu yeri

Elemle inleyen kalbimde yalnız

Biçare şiirimin kafiyeleri

42

www.e-kitap.us

TESADÜF

Dün akşam yine ben görmeseydim sizi

Zaman öldürmüştür derdim sevgimizi

Bence siz şimdi bir yabancı iken neden

Kalbimde hâlâ o ilk aşkımın izi

Anladım benden ne kadar kaçsanız siz

Yine mazimizle bağlıyız ikimiz

Keşke birbirimizden uzak bulunaydık da

Dün akşam tesadüf etmiyeydik biz

43

www.e-kitap.us

ı

BİR GURUP

Bembeyaz bulutlar kırmızılaştı

Sonra yavaş yavaş deminki renksiz

Göklere renk veren bir ziya taştı

Açılırken hulyalı enginlere biz

Ufuklar dumansız ve yelkensizdi

Sahiller uzakta solgun bir izdi

Sönen gün sularda gölgeler çizdi

Ağır ağır nefes alırken deniz

44

www.e-kitap.us

HAYAL YOLLARI

Hayal yollarında emeller sönmez

Oralara bin nur yağar her gece

O yollara sapan bir daha dönmez

Yürüdükçe uzar, uzar, günlerce

O yollarda her gam, her acı erir

Ve göklerden bir ses der ki ilerle

O yollardan nice bin âşık şair

Hâlâ geçiyorlar kafilelerle

Hepsinin dilinde efsâne-i aşk

Hepsinin kararan gözleri yorgun

Hepsinin dilinde efsâne-i aşk

Kalpleri bir kara sevdayla vurgun

Önlerinde vecde gelmiş sallanan

Eslâfın gölgesi bir siyah buğu

Ellerinde bir gül var ki rengi kan

Geçmek istiyorlar bu sonsuz yolu...

1334 [1918] - Sonbahar - ADA

45

www.e-kitap.us

«KÜÇÜK DÜŞÜNCELERİMDEN»

1

Sinemde hülyamın loş gölgesine

Ezelî geceler arşı dolaştım

Uyup ilhamımın ölgün sesine

Sonsuzluğa giden yolları aştım

Yarılınca birden ebedin gülü

Dedim ki bir sırla varlık örtülü

Çekince gözümden bu siyah tülü

Yine bir hiçliği gördüm de şaştım

1335 - 1919 - İlkbahar - Kadıköy

46

www.e-kitap.us

3

Daldım da denizin loşluklarına

Sardı her uzvumu acı bir korku

Belki çıkmam dedim ben de yarına

Kimbilir kaç gözü cezbetti bu su..

Maziye karışmış bugün her biri

Kaç ruhu dinledi derinlikleri...

Gidenler bir daha dönmüyor geri

Sonsuzluk arzuya en feci pusu

1335 [1919] - Yaz - Hamidiye

4

Soluyan rüzgârın nefeslerinden

Bir sağa bir sola kımıldanarak

Sallanan bir kuru dal üzerinden

Omzumun üstüne düştü bir yaprak

Sararmış bir kadit el gibiydi bu

Omzumdan kayarak ilk okşayışı

Akıttı ruhuma soğuk ve kuru

Ölüm düşüncesi denilen kışı.

Demek ebediyen yattıktan sonra

Son damlamı emen bir dal üstünden

Kimbilir belki de uyup rüzgâra

Oğlumun omzuna düşeceğim ben

O akşam yollarda gezip boş yere

Bu fikre zıt çıkan bin sebep saydım

Yine teselliler bulurdum ömre

Yaprak olduğuma emin olsaydım...

1336 - 1920 - Kadıköy - Kış

47

www.e-kitap.us

«ŞAİR»

«Yahya Kemal'e»

Her gün daha dalgın görürdüm onu

Bu ıssız beldenin sokaklarında

En acı gülüşün sezdim yolunu

İri gözlerinin nemli akında

Bir gün bakmıştım da gittiği yere

Kimdir diye sordum ben geçenlere

Dediler bir şair küskündür şehre

Mersiye dolaşır dudaklarında

1335 [1919] - Peyki Şevket

Torpido Kruvazörü

48

www.e-kitap.us

DENİZLER ARZUYA

EN FENA PUSU

Baktım da denizin boşluklarına

Sardı her uzvumu acı bir korku

Belki çıkmam dedim ben de yarına

Kimbilir kaç gözü cezbetti bu su

Boşluğa karışmış bugün her biri

Kaç ruhu dinledi derinlikleri

Gidenler bir daha gelmiyor geri

Denizler arzuya en fena pusu

1335 - Sonbahar - Peyki Şevket

Torpido Kruvazörü

49

www.e-kitap.us

BİR MUHACİRİN AĞZINDAN

Geride bırakıp dumanlı bir iz

Bozulan ordunun arkasında biz

Yurdundan kovulmuş alnımız yerde

Geldik dert katmağa daha bin derde

Yâdını taşıyıp geçmiş zamanın

O ıssız yollarda dökülen kanın

Renkleri titriyor gözlerimizde

Bir feci bozgunun ah! bizde bizde

Hamidiye Kruvazörü

50

www.e-kitap.us

BİR MUHACİR

KADININ AĞZINDAN

51

i

www.e-kitap.us

YİNE AKŞAM OLDU

Yine akşam oldu karardı sular

Boş dağlarda kaval akisleri var

Göllerden kayboldu beyaz kuğular

Eğilen dallarda inliyor rüzgâr

Gümüş çivilerle sema gerildi

Gecenin gölgesi düştü ovaya

Lâleler sarardı güller serildi

Bülbüller âşıktı doğacak aya

1335 - Yaz - Nişantaşı

52

www.e-kitap.us

«YALNIZ»

Hummalı ruhları sevda sarar da

Her gencin yanında bir sevimli kız

Dert gibi karanlık uzun yollarda

Yine ben yalnızım her gece yalnız

Mazide tattığım sergüzeştleri

Ne kadar getirmek istesem geri

O eski günlerin şimdi her biri

Kalbimde geçtiğim yol kadar ıssız

1335 - 1919 - Yaz - Kuzguncuk

53

www.e-kitap.us

«ONLARA»

Gönlümün yolları öyle ıssız ki

Görmedim üstünde bir rüya bile

Bu boşluk içinde uyurdum belki

Ben de okşanılsam bir kız elile

Gördükçe sevişen mesut çiftleri

Sızlıyor kalbimin en ince yeri

Bu güzel kızların neden hiç biri

Eğlemez bu gönlü teselli ile

1335 [1919] - Kadıköy

54

www.e-kitap.us

ÖLDÜKTEN SONRA

Dalmıştım mazinin ölgün sesine

Evinin önünden geçiyorken dün

Geçmiş zamanlara ağladım yine

Hülyamda yaşarken o güzel yüzün

Neden bugün bu ev böylece ıssız

Nerde eski günler nerdesin ey kız

Sensiz gönlüm şimdi yalnız, yapyalnız

Derdini sararken bir eski hüzün

Gel bari hayali yakın gel sokul

Bu hasta gönülden bir teselli bul

Bak o da maziye ağlayan bir dul

Birbiri üstünden geçtikçe her gün

Niçin solmayan bir sarı güldün

Nasıl oldu bilmem ne çabuk öldün

Kara topraklarla sen mi örtüldün

Gözlerin gözümde yaşıyorken dün

Bir mezar mı sana son açılan yer

Sen gibi güzeller ölürse eğer

inandım ki bazan yaşar ölüler

Eski sevgililer önünde bütün

1335 - Sonbahar - Kadıköy

55

www.e-kitap.us

ONA

Bir sonsuz hiçliğin koynunda sevdam

Her gün biraz daha derinleşirken

Niçin yıkılmıyor başıma bu dam

Yenilmez acıyı fazla tattım ben

Gelmedim sesinle bir dem elele

Bakmadım gözüne bir kere bile

Beynimi kudurtan bu humma ile

Düşersem günahkâr emin ol ki sen!..

1335 - Kuzguncuk - Sonbahar

56

www.e-kitap.us

«GÜL»

Masal

Bundan nice bin yıl evvel Hint illerinde

İhtiyar bir şahın dilber bir kızı varmış

Güzel sultan en hulyalı emellerinde

Şen gönlünü ağlatacak bir aşk ararmış

Dertliliğe heveslenen bu dilber peri

Bulamamış gönlünü râm edecek bir yâr

Etrafında ahû gözlü esireleri

Bir altın taht üzerinde gezmiş bin diyar

Bir gün yine ateşli bir çöl geçerlerken

Gece olmuş sultan inmiş altın tahtından

Gümüş telli erganunlar inlerken birden

Şahın kızı muğber imiş yine bahtından

57

www.e-kitap.us

Diz çökerek birer birer çekilmiş herkes

Hint güzeli derdi için secdeye varmış

Ufuklarda ölüyorken en son kalan ses

O «Buda»dan hâlâ büyük aşkı ararmış

Benliğini bir rüyanın serinliğinde

Yavaş yavaş terkederken bu güzel sultan

Birden sırma çadırının derinliğinde

Peyda olmuş tunç tolgalı bir atlı civan

Bunca yıldır aradığı bu emeline

Tam kavuşmak isterken artık bu tatlı

Rüya devam edememiş Hint güzeline

Gülümseyip hayal gibi kaybolmuş atlı

Uyanınca aşkın yalnız rüyada yeri

Olduğunu anlamıştı bu Hint sultanı

Birden sokmuş genç göğsüne demir hançeri

Çöle akmış damla damla kırmızı kam

Diyorlar ki bugün ordan geçen her kervan

Kızıl renkte hiç solmayan bir gül görürmüş

Bu çiçeğin etrafında bir kırmızı kan

Tâ ezelden ona sönmez bir hâle örmüş

1335 - 1919 - Kış

»_ Hamidiye

58

www.e-kitap.us

«MUHACİRLER»DEN BAZI PARÇALAR

«Birinci perde»

1 — «Fikret»

Geceler, geceler durgun geceler.

Ben gibi elemle yorgun geceler,

Yine teselliye muhtacım sizden,

Ruhları uyutan eleminizden...

Gelmedi bir haber yine ağlayın

Alınca matemli çatkı bağlayın

Hicranla uykusuz geçen geceler

Tükenmez yasımı içen geceler

Siyah gölgeleri dökülmüş yer, yer

Geceler, geceler ıssız geceler

Yıldızsız geceler

59

www.e-kitap.us

«İkinci perde»

2 — «Fikret»

Kaç yıl var ki rahat etmedik bir an

Gönüllerde elem serhatlerde kan

Hicreti tadalı geçmedi bir gün

Yetmezmiş gibi de bu kadar hüzün

Bak yine açıldı hicran yılları,

Al giden benizler ya döner sarı,

Ya, yıllar geçer de gelemez haber

Gözleri yollarda analar bekler . . . .

«Üçüncü perde»

Hastaneyi anlatırken

3 — «Süreyya»

Viran koğuşlarda solgun benizli

Yaralılar yatar, hepsinin gizli

Ahları bir derin mırıltı gibi

Yükselir, gecenin atarken kalbi...

Siyah dehlizlerinde gölgeler uzar,

Nemli havasında eski bir mezar

Serinliği vardır karanlıklardan,

Sızıyormuş gibi damla damla kan

Taşlara süzülür, sönük bir ışık

Lekeli bir sedye işte şu yığın

Duvarın yanında, önde bir fener

Hiçliğe giderken yeni ölenler

Yine acı, acı bir ses haykırır

Burası ölümün ilk adımıdır . . . .

1335 - Kış - Hamidiye Kruvazörü

60

www.e-kitap.us

GÜNAHLARIMDAN

Uhrevî cennete aldanmıyoruz

Kalbimizde artık yok eski yerin

Seni korkuyla da biz anmıyoruz

Hiçlikte bir varlık gösteren ey din!..

Ebedî hayata inanmıyoruz

Sana tapanlara lâyıksan eğer

Ezilen kalplere biraz ümit ver.

Ölüme bir başka teselli göster

Uhrevî cennete aldanmıyoruz!..

1335 - Kış - Merkez Hastanesi

61

www.e-kitap.us

GÖRMEDİM KULUNUN BAHTİYARINI

Yarabbi yarattın bu gönüllere

Neşeyle beraber gözyaşlarını

En büyük azabı kattın bu ömre

Her dem düşündürüp bize yarını

Sana iman eden her temiz kalbi

Bile düşündüren varlığın gibi

Akıl bu sırra da ermez Yarabbi

Görmedim kulunun bahtiyarını

1335 [1919] - Kış - Erenköy

62

www.e-kitap.us

BİZ GÖĞÜS VERDİKTİ

ŞEN RÜZGARLARA

Deniz enginlerde aldığı hızdan

Ayaklarımızda köpüklenirken

Sular geçiyordu saçlarımızdan

Dalarken engine kardeşimle ben

Göğsümün üstünde o güzel başı

İndik de yan yana ıslak sahile

Topladık koynundan bin deniz taşı

Uzayan kumsalda koşup el ele

Bembeyaz bir duman halinde sular

Serperken dalgalar sararan kıra

Matemler içinde biten sonbahar

Biz göğüs verdikti şen rüzgârlara

63

www.e-kitap.us

DÜĞÜN HEDİYESİ

Hafize Hanıma

Neşeyi tatmamak mümkün müdür hiç

Hayatın en mesut bir günündeyiz.

Sarmalı kalpleri ölmez bir sevinç

Bir peri kızının düğünündeyiz.

Aldınız beldenin en güzelini

Doktor bey doğrusu bahtiyarsınız

Herkese vermezdi öyle elini

Güzeller güzeli bir tek kızımız

İkiniz baş başa aynı yastıkta

Uyutun hayatın elemlerini

Bu solgun yazıya bir gün baktıkta

Bahtiyar olanlar düşünün beni

1335 - Kadıköy

64

www.e-kitap.us

ACILARIMDAN

İri damlalarla dolu gözleri

Her gece sofrada kardeşim neden?

Sarıyor koluyla boş kalan yeri

«Hep onun» yüzünü biz düşünürken.

İşte dudakları sarardı yine

Göğsünü şişirten şu hıçkırık ne?

Yoksa o isim mi gelir diline

Küçücük mazini düşündükçe sen

1335 - Kadıköy

65

www.e-kitap.us

2

Belli ki kardeşim darılmış yine

İşte ak yüzünden üç damla kaydı

Eş olmak istedim ben elemine

O bana küserek bin sebep saydı

Dedim ki: Yüzünde yine yaşlar mı?

Küçücük hanımlar hiç ağlarlar mı?

Dedi: Ağlar mıydım, hiç şüphe var mı?

Benim de yanımda annem olsaydı

1335

3

Işıklar söneli üç saat oldu

Vakit geç kardeşim haydi yatsana

Bak ıssız evlere karanlık doldu

Hiç korku vermez mi geceler sana?

— Korkmam gecelerden bırakın beni

Bitmez dertlerimle baş başa emi?

Düşündürüyor da yaşlar annemi

Çok tatlı geliyor ağlamak bana

1335

66

www.e-kitap.us

ARKANDAN...

Nerde öldün bilmem nerde mezarın?

Hangi ilde verdin son nefesini

Bana yalnız öldü dediler seni

Nerde öldün bilmem nerde mezarın?

Arkandan döküldü iki damla yaş

Maziye karıştın sen de ey kadın

Biraz da dillerde dolaşıp adın

Arkandan döküldü iki damla yaş

1335 - Kadıköy - Kış

67

www.e-kitap.us

GİDEN GEMİCİLERE

«Gemici arkadaşlarıma»

Boğazın suları ne kadar durgun?

Sahilde soluyan dalgalar yorgun

Çırpınan bir siyah kanat gibidir..

Uzaktan akseden şu acı ses ne?

Gömülüp göklerin loş sinesine

Kaybolan karartı bir gemi midir?

Gidenler bir daha dönmezse eğer

Açılıp kapanan şu kızıl fener

Ölen gemicinin coşkun kalbidir.

Bu uzun yollardan döndür de geri

Yarabbi sen koru bu gidenleri

Onlar da bir evin tek sahibidir.

1335 - 1919 - Kış - Kadıköy

68

www.e-kitap.us

AKŞAM HİSLERİ...

Kırın tâ sonunda ufka yaslanan

Dağların sırtında loş gölgeler var;

Dumanlı yollarda parça parça kan

Halinde karardı biriken sular...

Matemle yayılan bu ihtişamın

Mutlaka önünde durup döneyim

Alınca rengini sönen akşamın

O zaman sorarım ben kimim? neyim?..

1336 - 1920 - Kış - Kadıköy

69

www.e-kitap.us

«GECELERİM»DEN

Celal'e

Rüzgârın dedikleri

Bu gece gözümü yummak isterken

Boş bir rüya olan zavallı düne

İçimden ağladım bu kadar erken

Yetişen günlerin şu ölümüne...

Duymamak isteyen başım yanıyor...

Perdeyi şişirtti bir serin rüzgâr

Mumumun alevi dalgalanıyor.

Duvarda titreyen bir loş gölge var...

Bükülüp kıvrandı mumumda ışık

işte o da söndü.. bu gürültü ne?

Odama dolarken şimdi karanlık,

Ortak mı çıkıyor rüzgâr derdime?..

70

www.e-kitap.us

Elemli bir ahla ses kesilince

Anladım bu dua bir ihtiyarın

Fakat bak ufukta ağardı gece

Ağla ey zavallı!.. Geliyor yarın

Perdeyi bir daha şişirtti rüzgâr

Odamda dolaşan şöyle bir ses var:

«Ne ağır geçiyor böyle saatler»

«Hâlâ da karanlık gün açılmadı»

«Güneşi istiyor kalbimde bir yer»

«Ne ağır geçiyor böyle saatler»

«Ruhumda ezelî bir coşkunluk var»

«Sanki gülmek için doğmuş gibiyim»

«Bu uzun günlerim olsa bir rüzgâr»

«Yılları atlatmak istiyor kalbim»

«Ne ağır geçiyor böyle saatler»

«Hâlâ da karanlık gün açılmadı»

«Odamdan neşeli ses kesilince»

«Tanıdım sözünden bir güzel kızı»

«Sevin ey zavallı! Ağardı gece»

«Sönüyor göklerin en son yıldızı...»

1336 - 1920 - Kış - Kadıköy

71

www.e-kitap.us

BİR GECE

«Suat'a»

Sonbaharda esen rüzgârlar gibi

Bir nefes geçti de meclisimizden

Sebepsiz bir elem sıktı her kalbi

Sonbaharda esen rüzgârlar gibi

Genç kızlar gömülüp koltuklarına

Gölgeli gözlerle loşluğa daldı

Genç kızlar gömülüp koltuklarına

Hülyada esirî bir tuğa daldı...

Bakarak lâmbanın çizdiği ize

Birden hanımların en neşelisi

Dedi: Deva buldum eleminize

Dert döksün bu gece bir ruhun sesi

72

www.e-kitap.us

Bu sözü anlamak isterken herkes

O bir bir tutup ellerimizi

Dedi: İşte burdan gelecek o ses

Bir küçük masaya götürüp bizi

Kapladı bembeyaz bir duman gibi

Her genç kız eliyle bir ufak yeri

Olsaydım bunların bir dem sahibi

Ah! Bu eller eller genç kız elleri

Herkesin kalbinden ayrı niyeti

Asırlarca evvel çürümüş eti

Bu günse bir anda ebediyeti

Atlayıp gelecek bir ruh bekledik

Bekledik, bekledik gökten bir haber

Belki onu gören ruhlarımızda

Bilinmez hisleri duyduran bir yer

Bekledik, bekledik gökten bir haber

Korkuyla çarparken kalbimde kanım

Davete başladı yine o hanım:

«En olmaz şeylere iman edip biz,

«Hâlâ seni ey ruh beklemekteyiz!

«Ebedî hayata inanacağız

«Esrarlı beldeden gelirsen eğer

«Ebedî hayata inanacağız

«Teselli ver bize... Yalnız bir haber

«En olmaz şeylere iman edip biz

«Hâlâ seni ey ruh beklemekteyiz.»

73

www.e-kitap.us

YARABBİ BAHTIMIZ

NE KADAR KARA

Göklerden gelmedi hâlâ bir haber

Yıllar var dillerden düşmezken adın

Çok fazla inlettin Yarabbim yeter

Cezaya çarpmaksa bizi muradın

Yarabbim bahtımız ne kadar kara

Biraz da nurunu yak bu diyara

Bir ışık bu sonsuz karanlıklara

Yarabbi bahtımız ne kadar kara

74

www.e-kitap.us

UYUYAN KADIN

Kapanıp gölgeli göz kapakları

Karşımda bir kadın uykuya dalmış

Sanki o hulyalı bir suya dalmış

Kapanıp gölgeli göz kapaklan

Sağ kolu altında güzel boynunun

Bükülmüş bembeyaz bir kuğu gibi

Her inip kalkması ya o koynunun!

Kim bilir ne mesut bunun sahibi

Kapanıp gölgeli göz kapakları

Karşımda bir kadın uykuya dalmış

Sanki o hulyalı bir suya dalmış

Kapanıp gölgeli göz kapaklan

Kadıköy

75

www.e-kitap.us

ARTıK BU GEZMEKTEN

DÖNELIM GERI

O kuytu yollardan geçtik yan yana

Soğuk ellerimde titrerken eli

Kardeşim daha çok sokuldu bana

Gösterip karanlık derin gökleri

Uzaklaşma yeter bu kuytu yerden

Bu bitmez karanlık derin göklerden

Gizli bir elemle korkuyorum ben

Artık bu gezmekten dönelim geri

76

www.e-kitap.us

BİR FİKİR

Ne güzel denilen bir yüze değil,

Sevdaya vurgundur benim bu gönlüm

Geceye mehtaba gündüze değil

Hayata bağlıdır kalbdeki düğüm

Göğsüme hangi renk saçlar yayılsa

Kalbimi saracak gölge aynıdır

O ruh Kabe'de de secde kılsa

Duanın gittiği ülke aynıdır

77

Kadıköy

www.e-kitap.us

YEŞİLLENMEYEN DALLAR

Yollar, eski yollar hüzünlü yollar

Ağaçlar gölgesiz dallar çiçeksiz

Maziden her izi silmiş bir rüzgâr

Yollar, eski yollar hüzünlü yollar

Akan bir dalgalı nehri andıran

Gölgeler bir gelip bir gidiyordu

Omuzları çökük gözlerinde kan

Bu yolun sonunda her geçen sordu:

«Netice bulmayan bir emel gibi»

«Bu dallar acaba çiçek açmaz mı?»

«Yoksa beklenilen esen yel gibi»

«Bir daha gelmeyen uzak bir yaz mı?»

78

www.e-kitap.us

TAŞYÜREK OSMAN

Uzak aksi sadalar yer yer silâh sesleri

Dörtnal giden atların soluyan nefesleri...

Dağın yamacında köy çatırtılarla yandı...

Tepede bir atlının gölgesi aydınlandı

Palasının ucundan damlıyor zulmete kan

İşte bir baskın verdi yine Taşyürek Osman.

Heyecana susayan ne kanlı bir gönül bu...

Haraç kesmiş kendine Çorum'a giden yolu

Ne bir kuş uçuruyor, ne kervan geçiriyor

Karşı koyan köyleri kılıçtan geçiriyor.

Yine bir köyü yaktı gazabının rüzgârı

Yangının ışığında göründü atlıları

Hepsinin arkasında sürünen gölgeler var

Kız erkek çoluk çocuk bağlanmış gidiyorlar

79

www.e-kitap.us

İbret olsun diyerek öteki köylere de

Bunları öldürecek şimdi kanlı derede

Bir sarp uçurum vardır gidilirken Çorum'a

Boşluklara açılan bu yalçın uçuruma

Uzak karlı dağlardan her akşam kurt inince

Daha siyah görünür ufuklarında gece

Daha yorgun gibidir semasında yıldızlar

Bu yorgun yıldızların göklerde ruhu sızlar

Uçurumdan boşluğa baş dönmeden bakılmaz

Eğer kenarlarına yaklaşılırsa biraz

Ölgün bir dua gibi derinden bir ses gelir

Taşların arasından sarı bir su yükselir

Kanlı dere diyorlar işte bu akan suya

Bu gece dere dalmış rüyalı bir uykuya

Taşlarda inleyerek sayıklıyor bu derdi

Onun iniltisine ufuklar cevap verdi

Gitgide yaklaşıyor zulmette bir uğultu

Atlılarıyla gelen Taşyürek Osman'dır bu.

80

www.e-kitap.us

MURADA ERDİREN PINARIN SESİ

Omuzunda testi su başında kız

Çözmüş sarı pullu yemenisini

Yayıp saçlarını dinliyor yalnız

Murada erdiren pınarın sesini

Çağırıp cennetten son yavuklusunu

Atıldı, gelince cevap adına

Açıp halka halka pınarın suyunu

Nazlı'yı erdirdi son muradına

81

Kadıköy

www.e-kitap.us

GENÇLİK

Babama

Arkadaşlarının taşında ağla

Dört yıldır her yerde can verirken ilk

Bak bugün mukaddes duygularınla

Sana sus diyorlar zavallı gençlik.

Dört yıldır hudutta kan dökenlerin

Yaslarla kendin yaz mersiyesini

Dört yıldır hudutta kan dökenlerin

Matem yıllarında yükselt sesini.

Bir ah!.. demeden de bak Anadolu

Bekliyor imanla son saatini

Göklere dayanan dağların yolu

Hep kardeş kemiği hep kardeş teni

Git bugün o ıssız yollarda ağla

Dört yıldır her yerde can verirken ilk

Bak bugün mukaddes duygularınla

Sana sus derlerken... Haykır!, ey gençlik.

1336 [1920] - Kış - Kadıköy

82

4471
0
0
Yorum Yaz